Bernal: Amerikalı olmadığım için özgürüm
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sinema

Bernal: Amerikalı olmadığım için özgürüm

3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali, Meksikalı aktör Gael Garcia Bernal’i ağırladı. NTV’ye konuşan Bernal, “Eğer Amerikalı bir aktör olsaydım, çoktan sistemin dişli çarklarının arasına girmiş olacaktım” diyor.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:21 TSİ 05 Aralık 2008 Cuma

BURSA - ‘Paramparça Aşklar Köpekler’, ‘Ananı da!’, ‘Motosiklet Günlükleri’, ‘Rüya Bilmecesi’ gibi filmlerle tanınan oyuncu Gael Garcia Bernal, ziyareti boyunca sempatik tavırlarıyla ilgi odağı oldu. 3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin açılış töreninde “Altın Karagöz” ödülü alan Bernal, katıldığı basın toplantısında 30. yaş gününü sürpriz bir pastayla kutlamıştı. Türkiye’ye ilk defa gelen, ancak en kısa zamanda tatil için tekrar döneceğini söyleyen Bernal, NTV’ye özel röportaj verdi...
Haberin devamı

Bursa’da Meksikalı bir aktör. Sanki bir fıkranın başlangıcı gibi. Türkiye’yi Nuri Bilge Ceylan ve Fatih Akın’ın filmlerinden tanıyorum.Türk sineması dünya çapında büyük ilgi ve merakla takip ediliyor. Şehrin tarihine baktığımızda, Bursa’da bir film festivali düzenlenmesinin tamamlayıcı bir yanı var. Burası yüzyıllarca insanların geçis ve buluşma noktası olmuş. Festivali, bu mirası sahiplenip kültür ve bilgi alışverişini devam ettirdiğinden önemsiyorum.

“ÖTEKİ”LERİMİZLE FİLMLER SAYESİNDE TANIŞIYORUZ
‘Öteki’ dediklerimizle filmler sayesinde tanşıyoruz. Sinema dünya algımızın ve anlayışımızın genişlemesinde büyük rol oynuyor. Bir Meksikalı icin Türkiye ‘öteki’ olabilir, ama bir Türk filmi izlerse kendini Türklere çok daha yakın hisseder.

Basında Türkiye hakkında yazılıp çizilenlere kulak assaydım, önyargılarım olabilirdi. Ama ben önyargılara prim veren biri değilim. Bu gezimi bir sonraki gelişim icin bir ısınma turu olarak görüyorum.

HER ŞEYDEN ÖNCE BİR İNSANIM
Herşeyden önce ben bir insanım. Sonra da bir aktörüm. İnsanlar çıplak doğuyor, daha sonra kimlik belgelerimiz ve pasaportlarımız bize veriliyor. Kendimi ilk olarak bir Meksikalı olarak tanımlamam. Ben bir insanım. Milliyet gibi sonradan verilmiş kimlikleri bir kenara bırakıp, ortak noktamıza, yani sade insancıllığımıza odaklanmalıyız.

AMERİKA ÜZERİNE...
Amerikalı olmadığım için daha özgür olduğumu düşünüyorum. Eğer Amerikalı bir aktör olsaydım, çoktan sistemin dişli çarklarının arasına girmiş olacaktım. Aktörlüğümün herkes için en verimli şekilde devam etmesi için bir çok insanın benim icin çalışıyor, yanımda geziyor olması gerekirdi. E tabii bu da karar verme mekanizmasını zorlaştırırdı. Yapmam ve yapmamam gereken şeyler olurdu. Büyük ihtimalle kariyer planlaması olarak her büyük filmden sonra daha düşük bütçeli bir film yapmam gerekirdi falan. Şanslıyım ki kararları veren benim ve neredeyse her istediğimi yapabiliyorum.

Video: Gael Garcia Bernal, NTV’ye konuştu

İNGİLİZCEM YÜZÜNDEN BAZI ROLLERDEN MAHRUM KALABİLİRİM
İngilizcem dolayısıyla bazı rollerden mahrum kaldığımı düşünüyorum. Dil yüzünden bir Amerikalı oyuncunun rol açısından seçenekleri benden daha çok olabilir.

“PARAMPARÇA AŞKLAR KÖPEKLER”İ BİR YALANA BORÇLUYUZ
Teklif geldiğinde Londra’da tiyatro okuluna gidiyordum. Fakat İngiltere’deki kurallara göre okula giderken çalısmak yasak. Bu Meksika’da uygulanan birşey olmadığı için bana garip gelmişti ama tabii kurallara uymak zorundaydım. Bir tanıdığımız hastanede çalısıyordu. Meksika’dayken tropik bir hastalığa yakalandığıma dair bir rapor düzenledi ve bu sayede filmin çekimlerini bitirdim. Okula dönünce zaten yorgun gözüktüğüm için herkes beni gerçekten hastalandım sanmıştı. Meslektaşlarımdan bile geçmiş olsun mektupları yollayanlar oldu. Yani “Amores Perros”u küçük bir yalana borçluyuz.

CHE’DEN ONU CANLANDIRMAK İÇİN İZİN İSTEDİM
Che çok gizemli bir karakter. Tarihi olaylar ve efsaneler derken gerçek Ernesto Guevara arada kaynıyor. “Motosiklet Günlükleri”nde Che’nin bütün bu farklı yanlarını ayrı ayrı hissettirmek ve kendisinin toplamının parçalarından büyük olduğunu gösterme istiyordum. Bu düşünceyle meditasyon yaptım, Che’den onu canlandırmak için izin istedim. O da verdi. Kimi zaman mitolojik Che’yi kimi zaman ise dünyevi aile babası rolündeki Ernesto’yu yansıtmaya çalıstım. Kendimi Che’ye çok yakın hissediyorum. “Motosiklet Günlükleri”ndeki yolculuğu benim yolculuğum oldu. Onu ve yapmak istediklerini daha iyi anladım ve bu beni insan olarak değiştirdi. Aslında tüm seyahatler bunu yapar, yeni yaşam biçimlerini keşfederken, kendinizi daha yakından tanırsınız.

“KÖRLÜK” İÇİN 24 SAAT GÖZLERİMİ BAĞLADIM
Benim için ilginç olan zaman ve yer kavramlarımın iki farklı değil tek kavram olarak karşıma çıkmalarıydı. Görebildiğimizde yer ve zaman ayrı şeyler oluyor, çünkü bir şey başımıza gelmeden önce onu görebiliyoruz. Fakat gözüm bağlıyken bana olan şeyi bana olduğu anda farkedebiliyordum. Zaman ve yer sıfırlandı. Böyle bir şey olabileceği hiç aklıma gelmemişti; bu benim ufkumu açtı. Dünyam büyüdü. İronik olacak ama gözümüz kapalı olduğunda aslında daha cok görebiliriz. Gözlerimizi kapattığımız anda farkında olduğumuz ya da olmadığımız diğer duyularımız gelişiyor. Hayatta kalma içgüdüsü ağır basıyor, çevredeki ve içimizdeki enerjiyi daha net ve güçlü bir şekilde hissediyoruz.

Foto Galeri: Gael Garcia Bernal

PARADAN UZAK DURMAYI TERCİH EDİYORUM
Meksika da aynen Türkiye gibi bir çok ekonomik kriz yaşadı. Sanırım bu beni paradan uzak durmak isteyen bir insan yaptı. Paranın kimi zaman hiç bir manasının olmadığını görebiliyorum. Bu kaos ortamında bizi hayata bağlayacak şeyler aslında sadece en gerekli olan şeyler. Ve zaten ne güzeldir ki en gerekli olan şeylerin çoğu bedava. Para yapıcı ve yaratıcı amaçlarla kullanılırsa ne ala. Para amaç değil sadece bir araç. Biliyorum ki şu andaki dünya ekonomik krizi buzdağının sadece görünen yüzü. Çok daha kaotik günler bizi bekliyor. Önemli olan her gün güneşin doğacak, bitkilerin büyüyecek olması. Tüm dünya insanları olarak bakış açımızı değiştirip bu gibi şeylere odaklanmalıyız.

ARALIK’TA DOĞACAK BEBEĞİM DOĞANIN SEÇİMİ
Doğrusu bebek sahibi olma kararını biz değil doğa verdi. Biz ne kadar istesek de doğa kabul etmiyorsa bu olacak birşey değil zaten. Tabii dünyaya bir bebek getiriyor olmak insanı endişelendiren birşey. Ama bu bebek, bizden sonra da bu dünyada yaşayacak, soyunuzu, düşüncelerinizi devam ettirecek bir birey olacak. Bu o kadar büyük bir umut ki, bütün o endişeler yerle bir oluyor. Yerini heyecan ve idealizm dolduruyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları