Küresel kriz IMFye talebi artırırken, 19 kez stand-by imzalayan Türkiye henüz kararını vermedi. Ekonomistler IMF ile ihtiyati değil, normal stand-by yapılması gerektiğini belirtiyor.
İSTANBUL - Küresel kriz nedeniyle birçok ülke Uluslararası Para Fonunun (IMF) kapısını çaldı. IMF ile 19 kez stand-by anlaşması yapan Türkiyenin Fonla görüşmeleri sürüyor. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, bir program üzerinde IMF ile görüşmelerin sürdüğünü ancak içerik ve finansman konusunda bir şey söylemek için erken olduğunu söyledi.
NTVMSNBC ekonomistlere IMFyle nasıl devam edilmeli sorusunu yöneltti. Ekonomistlere göre, IMF ile ihtiyati değil, normal stand-by anlaşması yapılmalı. İşte ekonomistlerin görüşleri...
Banu Kıvcı Tokalı (Finans Invest Baş Ekonomisti) IMF KAYNAĞI UCUZ BİR KAYNAK Global belirsizlikleri düşündüğümüz zaman normal stand-byın olması daha olumlu olarak karşılanır. Nereden bakarsanız bakın, IMF kaynağı çok daha ucuz bir kaynak. Gelecek dönemle ilgili finansman ihtiyacının yüksek olduğunu biliyoruz. Hem finansal sektörün hem finans dışı reel sektörün borçlanmasıyla ilgili endişelerin devam ettiğini biliyoruz; dolayısıyla böyle bir ortamda normal stand-by çerçevesinde fonlama kaynağına ulaşıyor olsak daha olumlu olur. İhtiyati stand-byın olumsuz görülebilecek yönü bunun talep edildiğinde alınıyor olması. Fonlama maliyetinin düşük olması nedeniyle normal stand-by piyasanın daha sevinçle karşılayacağı bir haber olur.
Murat Salar (A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı) İHTİYATİ DEĞİL NORMAL STAND-BY IMF ile büyükçe bir kredi miktarını içeren anlaşma olmalı. İhtiyacımız olan 20 milyar doların üzerinde ihtiyati değil normal stand-by anlaşmasıdır. IMF ile bir önceki stand-by anlaşmamız Nisan ayında bitmişti. Onun öncesinde bu konuda bir netleşme olması gerekiyordu. Aşağı yukarı altı ay oldu hâlâ net değil. Üstüne üstlük dünya çok ağır bir krizden geçiyor. Türkiye hızla ekonomik daralmaya doğru gidiyor. O nedenle bu dönemde özel sektörün çağrılarına kulak verilmesi gerekiyor. Sürecin yönetiminin en azından şu ana kadarki aşamadan farklı olması gerekiyor. Şu ana kadar süreci çok iyi götürdüğümüz kanaatinde değilim. Bundan sonra en azından çok daha efektif götürülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Nurhan Toğuç (Ata Yatırım Baş Ekonomisti) KAYNAĞIN NEREDE KULLANILACAĞI ÖNEMLİ Kaynak girişi şu aşamada tabiî ki likidite akışını artırmak açısından önemlidir. 20 milyar dolar gibi bir kaynağın içeriye girmesi, bunun da ihtiyati olmaması normal bir stand-by anlaşmasıyla olması piyasaları olumlu etkiler. Ama bunun hane halkı üzerinde çok da fazla etkisi olmaz. Türkiyede hane halkı zaten tasarrufunu altın ve dövizde tuttuğu için ve altın-döviz en iyi gelir getiren araçlar oldukları için bu krizden çok fazla etkilenmediler. Krizden servet kaybı anlamında etkilenmediler. Krizden etkilenen yabancı yatırımcı oldu; çünkü İMKBdeki yatırımın yüzde 70i onlara aitti. Bu 20 milyar dolar paranın nerede kullanılacağı da çok önemli. Enflasyonu artırmayacak şekilde kullanılması gerekiyor. Piyasalara etkisinin olumlu olacağını, ekonomiye de katkısı olacağını düşünüyorum ama çok da olmazsa olmaz olarak görmüyorum.
Yarkın Cebeci (JP Morgan Başekonomisti) NE KADAR KISA SÜREDE OLURSA O KADAR İYİ Türkiyede diğer ülkelere göre bir geç kalma söz konusu. Bir plan büyük olasılıkla IMF ile görüşmelerde tartışılıyor. Bu planın bir an önce ortaya çıkması lazım. Sonuç olarak Türkiyede kaynaklar kısıtlı, dış kaynak olmadan yurtiçinde bazı sektörlere ya da ekonominin geneline para enjekte etmek çok kolay değil. Bunun bir kaynağının belirlenmesi lazım. Bu kaynak konusunda herhalde çalışmalar devam ediyor. Ne kadar kısa sürede olursa o kadar iyi tabii. Burada Türkiye Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine göre daha az etkilenmiş durumda ama bu etkilenmeyecek demek değil. Önlemleri etkilenmeden en kısa sürede almak daha mantıklı görünüyor.
IMFden ucuz para gelecek, ucuz finansman yönteminin o yüzden kullanılması gerekir. Önceki yılların aksine Türkiye ile IMF arasında bir anlaşma yapılması konusunda büyük anlamda fikir birliği var. Politik olarak da bunun yapılabilirliğinin kolay olduğunu düşünüyorum. Tabii sorun özellikle yerel seçimler öncesinde maliye politikasında kilitleniyor ama bu da aşılacaktır diye tahmin ediyorum. Türkiyenin finansman ihtiyacı olacağı çok büyük olasılıkken bence normal bir stand-by anlaşması olmasında yarar var. İhtiyati stand-by olabilir ama görünen o ki Türkiyenin bu kaynaklara ihtiyacı olacak. O zaman neden ihtiyati yapalım. Bence bunun baştan standartını yapalım. Algı olarak da daha güçlü bir algı olacaktır normal stand by. Daha güçlü bir çıpa olacaktır.
CNBC-e ANKETİNİN SONUCU: NORMAL STAND-BY Öte yandan CNBC-enin yaptığı anketten de normal stand-byla devam edilmesi sonucu çıktı. Ankete katılan 14 ekonomistin 12si normal stand-by, 1i ihtiyati stand-by olması gerektiğini belirtirken, 1 ekonomist IMF anlaşmasının şart olmadığını kaydediyor.