Devlet ve devlet teorisinin Marksist bakış açısından değerlendirildiği eserde, hukuk ve devlet, hegemonya ve baskı, göreli özerklik ve ekonomik belirlenimcilik, söylem analizi ve politika teorisi, çıkarlar ve iktidar, fikir olarak devlet, proje olarak devlet, parlamentarizm ve korporatizm, ekonomik yeniden-üretim ve düzenleme gibi konular ele alınıyor.
Kitapta, Marksist Devlet ve Hukuk Teorileriyle Devlet ve Hukukun Kapitalist Ekonomi ve Sınıf Mücadelelerinden Göreli Özerklikleri, Politik Temsiliyet, Toplumsal Temeller ve Devlet Biçimleri: Korporatizm, Parlamentarizm ve Ulusal Çıkar, Değer-biçimi, Kapitalist Devlet ve Hegemonik Projeler: Devlet Biçimleri ve İşlevlerinden Strateji Olarak Devlete, Devlet ve Toplumu Yeniden Düşünmek: Toplumlaştırmanın Stratejik-İlişkisel Teorisine Doğru olmak üzere dört ana başlık bulunuyor.
Eserde, 1970lerde devlet tartışmalarını ileriye doğru götüren Marksistlerin, devletin biçim ve fonksiyonlarını, sermayenin doğası ve sınıf çatışmasıyla ilişkilendirdiğini belirten Jessop, şunları kaydediyor:
Marksist tartışma, 1980li yıllar boyunca ziyadesiyle bitkinleştiğinde, bayrağı devleti kendi koşulları içinde tahlil etmekle daha çok ilgilenen toplum bilimciler aldı. Ancak devlete olan ilginin son 20 yıl içinde iki kez yeniden canlanması nedeniyle bu tarihsel tekerrürün alışılmış dramatik biçimine
bürünmesine şaşırmamalıyız. Çünkü ilk tartışma trajedi ile bitti, ikincisi ise bir farsa dönüşüyor.
Maalesef, Marksist sav izleyicisini yavaş yavaş kaybetmektedir, çünkü çoğu başlangıç noktaları ve hayati algılamaları, muğlak formülasyonlar karmaşasında gözden kaybolmaktadır. Marksizmdeki ilgi kayması nedeniyle öne çıkan tezler ise bir miktar alkış almıştır. Diğer yandan, devlet ve onu bilgilendiren toplum arasındaki yaygın ayrım, meseleye yüzeysel olduğu kadar yanlış yönlendiren bir cazibe de katmaktadır... Ne Marksizm kendi içindeki krizi ne de Marksizmdeki ilgi kayması, Marksist devlet teorisinin artık bir önemi kalmadığını ima etmektedir.