Küresel ısınma sürecinde çölleşme tehlikesi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Teknoloji
Küresel Isınma / Ekoloji
Bilişim
Uzay
Bilim
Internet
Dünyadan
Şirketlerden
Kablosuz / GSM
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Teknoloji » Küresel Isınma / Ekoloji

Küresel ısınma sürecinde çölleşme tehlikesi

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 19 ülkedeki bilim adamlarınca yürütülen AB destekli “DESIRE” projesiyle küresel ısınma sürecinde çölleşmenin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

 DİĞER HABERLER

  TEKNOLOJİ - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 13:46 TSİ 21 Kasım 2008 Cuma

ESKİŞEHİR - Uluslararası DESIRE (Çölleşmenin Azaltılması ve Arazi İyileştirmesi) Projesi Türkiye Koordinatörü ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Ocakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB tarafından finanse edilen, 2,2 milyon avro bütçeli projeye Türkiye, ABD, Hollanda, Belçika, İngiltere, İsviçre, İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu 19 ülkedeki bilim adamlarının destek verdiğini kaydetti.
Haberin devamı

Projenin küresel sorunlara karşı durduğunu ve çözümler aradığını ifade eden Doç. Dr. Ocakoğlu, “Projenin üçüncü genel kurulu Türkiye’de yapıldı. Daha önceki genel kurullar, Girit ve Cape Verde’de gerçekleştirildi” dedi.

Ocakoğlu, Türkiye’de çölleşme sürecinden en çok etkilenen iki alan belirlediklerini, bunlardan biri olan Konya Karapınar bölgesinde rüzgar erozyonu tehdidi bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Söz konusu yerde 1960’lı yıllarda aşırı çölleşme vardı. Yer altı sularının kullanılmasıyla çölleşmenin etkisi azaldı. Bu defa da yer altı sularının aşırı kullanılmasıyla coğrafyada bozulma meydana geldi. Suların çekilmesiyle yer çöküyor ve obruklar oluşuyor. Eskişehir Ovası’nda ise toprağın yağmur sularıyla taşınmasını inceliyoruz. Sorunların çözümü için çiftçilerle doğrudan iletişim kuruyoruz. Çiftçilerden bilgiler alıyoruz. Daha sonra çiftçiler ve bilim adamları, bu bilgiler doğrultusunda sorunların çözümü için çalışacak.”

AKDENİZ ÇEVRESİNDE CİDDİ MEVSİMSEL SIKINTILAR VAR
Doç. Dr. Ocakoğlu, çölleşmenin arazi bozulması olarak adlandırılması, tarım arazilerinin kentleşmeye açılmasının da “çölleşme” adı altında incelenmesi gerektiğini bildirdi.

Türkiye’nin çölleşme oranının gün geçtikçe arttığını ifade eden Doç. Dr. Ocakoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye de çölleşme açısında çok parlak değil. Ülkemizde çölleşmenin en önemli nedeni su erozyonudur. Eskişehir, su erozyonunun en fazla etkilediği illerden biri. Küresel ısınmaya bağlı olarak az yağış alıyoruz. Aynı zamanda yağışların niteliğinde de değişme yaşandı. Türkiye’de çok kısa süreli ve güçlü yağışlar görüyoruz. Su erozyonu aynı hızla devam ederse Konya Havzası ve çevresi çöl görünümüne dönecek.

Karadeniz bölgesi dışında Türkiye’nin birçok bölgesi çölleşme sürecinin tehdidi altında. Türkiye, küresel ısınmadan kaynaklı çölleşme sürecinden en çok etkilenecek ülkelerden biri. Orta Anadolu’nun önemli bir kısmı sahra iklimiyle karşı karşıya kalabilir. Kuzey Avrupa ülkelerinde mevsimler değişiyor ancak ciddi sıkıntı yaşamıyorlar. Akdeniz çevresindeki ülkelerde ciddi mevsimsel kriz ve sıkıntılar var.”

Doç. Dr. Ocakoğlu, Kuzey Afrika ülkelerinin çölleşme sorununu çözmek için ciddi bilgi birikimine sahip olduğunu ifade ederek, Afrika’nın birçok ülkesinin Konya’nın Karapınar bölgesiyle aynı coğrafyaya sahip olduğunu sözlerine ekledi.

ÇİFTÇİLERİMİZİN BİLİNÇLENMESİNİ AMAÇLIYORUZ
Doğa ve Çevre Derneği Genel Sekreteri Mutlu Gürlek de derneğin, proje için gerekli kitle altyapısının oluşturulması görevini üstlendiğini belirterek, vatandaşlarla doğrudan iletişime geçip bilim adamı ve vatandaşların iş birliğiyle Desire projesini yürüttüklerini kaydetti.

Kamuoyunun çölleşme konusunda gerekli hassasiyete erişmesini sağlamaya çalıştıklarını belirten Gürlek, “Kamuoyu çölleşme konusunda gerekli hassasiyete kavuşturulamazsa projelerin ve kuruluşların sonuç alması mümkün değil. Uluslararası büyük bir beyin havuzunu Türkiye’ye getirerek çiftçilerimizin bilinçlenmesini amaçlıyoruz. Benzer bilimsel alanlarda çalışan ve başarılı olan bilim adamlarının ülkemizde bulunması mutluluk verici” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Huseyin Akdogan  - İstanbul
19 Kasım 2008, Çarşamba 22:39  
Küresel ısınmanın yarattığı tehdidi hala kavrıyamıyanlara google dan Permian-Triassic kitlesel yok oluşunu araştırmalarını öneriyorum. 250milyon yıl önce permian devrinin sonunda volkanik patlamalarla başlayan küresel ısınma okyanus tabanındaki CO2 den 26kat daha güçlü bir sera gazı olan metanın çözülmesiyle ivmelenip dünyadaki yaşamın yüzde 95ini yok etmiştir. 65milyon önce dinozorların sonunu getiren felaket bile canlıların sadece yüzde 60nı yoketmiştir. Şu an donmuş haldeki metanı çözmemize ramak kalmış durumda.

cüneyt verdi  - Adana
19 Kasım 2008, Çarşamba 14:11  
aslında doğrusunu sölemek gerekirse küresel ısınma diye bir şey yok küresel ısınma dediğimiz şey ozon tabakasının ciddi bir şekilde delik olması ozon tabakası delik olunca da bir takım olumsuz sonuçlarlar karşı karşıya kalmış oluyoruz örneğin ozon tabakası delik olunca bütün zararlı ışınlar dünyaya yansımış oluyor açıkcası uzun lafın kısası küresel ısınma diye birşey yok bana göre

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları