Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport
2009 Martta satışa sunulacak olan convertible, bir otomobilden çok hız makinesi gibi...
İlk kez Kaliforniyadaki Concours dElegance Otomobil Fuarında görücüye çıkan Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport, göz alıcı tasarımı ve sınırları zorlayan özellikleriyle adından epeyce söz ettirdi. Sadece 150 adet üretilecek otomobil, büyük ilgi ve merak uyandırdı. Bugatti Veyron 16.4 Grand Sportun 2009 Martında satışa sunulması bekleniyor. Ancak sadece şanslı bir kişi, bu tarihi beklemek zorunda kalmadan convertiblea erkenden sahip olabildi. Serinin ilk ürünü, Ağustos ayında Montereydeki Gooding&Company müzayedesinde satıldı. Bugatti de bu satıştan sağlanan geliri hayır kurumlarına bağışladı. Otomobile gelince... Bu lüks convertibleın hayırseverlikle bir ilgisi yok: Veyron, gösterişli tüketimin anıtı olmaya devam ediyor... Kullanıcıları da her zamankinden daha fazla gösterişli olmaya...
 |
|
Aracın ABDdeki 2.2 milyon dolarlık fiyat etiketini üstü açıkken yaptığı 224 mph (yaklaşık 350 km/s) azami hıza böldüğünüzde, Grand Sportun kat ettiği her milin yaklaşık 10 bin dolara mal olduğunu görüyorsunuz. Hafif, şeffaf ve çıkarılabilir bir tavanı olan Grand Sportun polikarbonat tavanı takıldığında otomobil, Veyron coupenin 407 km/slik azami hızına ulaşabiliyor. 350 kilometre hızla bir convertible kullanmanın nasıl bir duygu olduğuna ilişkin henüz kimsenin bir fikri yok.
Convertible Veyron, gücünü yine coupede kullanılan orta konumlu, 16 silindirli motordan alıyor. Yeni modelde yapılan değişikliklerin çoğu -çıkarılabilir tavan dışında- karbon fiber kullanımı sayesinde mümkün oldu. Yolcu kabinindeki alüminyumun yerini, kırılma direncini artırmak amacıyla karbon fiber aldı. Baştan tasarlanan ultra güçlü karbon fiber hava menfezleri de devrilme durumunda yolcuların korunmasına yardımcı olacak biçimde tasarlandı.
Otomobilde uygulanan yeni teknolojiler arasında arkadaki görüntüyü dikiz aynasındaki 2.7 inçlik bir monitöre aktaran bir geri görüş kamerası ve 360 kilometre hızla esen rüzgârın sesini bastırabilecek dijital ses sistemi bulunuyor. Yağmurlu havalarda katlanabilir tavan, şemsiye biçiminde açılarak yolcu kabinini örtüyor. Birkaç yağmur damlası şemsiyeyi aşıp yolcu kabinine düşerse, kabin içinde kullanılan neme dirençli deri döşeme ıslanmayı önlüyor.
Bugatti Automobiles, www.bugatti.com |
|
Boeing 787 VIP
Yüksek irtifada lüks yeniden tanımlanıyor
Boeing, teknolojisi ve tasarımıyla uçuş alışkanlıklarını değiştirecek yepyeni bir uçağı yolcuların hizmetine sunmaya hazırlanıyor. Uzun mesafe uçuşlarında konfordan ödün vermeden uçabilecek 787 VIPnin ticari örneği 2009da kullanıma hazır olacak. Özel kullanıcılardan alınan siparişlerse birkaç yıl içinde Boeingin Washington Everettteki fabrikasında tamamlanacak... Boeing, yeni uçağın iç tasarımını alıcının tercihlerine göre düzenlemek üzere de bir iç tasarım merkezine gönderecek.
BMW Group DesignworksUSAin kreatif direktörü Magnus Aspegren, bu proje üzerinde düşünürken, Boeingin, 30lu yaşlarının ortasındaki bir Rus milyarder olarak tarif ettiği hayali bir müşteri için tasarım konsepti yarattı. Aspegren, konsepte ilişkin, Bu alıcı için tüm ayrıntılarıyla bir kişisel geçmiş oluşturduk ve onun hayatından bir günü hayal ettik. Böylece ihtiyaç duyabileceği ya da arzu edebileceği her şeyi ona sunabileceğiz diyor.
BMWnin tasarımında bir gurme mutfağı, iki konuk odası, bir ana suit, ofis, fitness merkezi ve canlı performanslar için ayrılan bir alan bulunuyor. Kargo bölmesi bir ya da daha fazla otomobili taşıyabilecek büyüklükte. Aspegren, bu özel tasarımı şöyle anlatıyor: Bunun yanı sıra dikey bir görsel deneyim sağlamak amacıyla kargo alanının bir bölümünü kademeli biçimde tasarladık. Ayrıca bu müşterinin modern bir estetik anlayışa sahip olacağını da düşündük. Bunu da çizgi ve tasarımlarımıza yansıttık.
Üstün teknolojik özelliklerinin yanı sıra, bu tasarımla birlikte, uçağın sahibinin ve konuklarının dünyanın her yanına konforlu biçimde yolculuk yapmasını sağlayacak, sade ve ferah bir kabin yaratılmış oldu. Yüksek irtifada konforlu bir yolculuk vaat eden 787 VIP, 222 metrekareden büyük kullanım alanına ve gelişmiş teknolojilere sahip. Boeing mühendisleri, Boeingin sıkça sözü edilen Dreamliner tasarımının yönetici biçimi olan 787 VIPyi, yolcu deneyimini göz önünde bulundurarak tasarlamış. Uçaktaki ileri iklim kontrol sistemleri kabin içindeki hava basıncını ve kalitesini jet lagı azaltan ideal bir düzeyde tutuyor. Pencereler normalin üzerinde büyüklükte. Yolcular standart stor perde yerine bir düğmeye basarak pencerenin ışık geçirgenliğini ayarlayabiliyor.
Yeni teknolojiler uçağın verimliliğini ve güvenliğini de artırıyor. Uçak, geleneksel metallerden imal edilenlere oranla daha hafif, daha güçlü ve daha dayanıklı bir gövdeye sahip. Boeing, 787 VIPnin benzer boyutlardaki modern uçaklara göre yüzde 20 daha az yakıt tüketeceğini ifade ediyor.
Uçağın pilot kabininde de en yeni elektronik sistemler ve navigasyon aygıtları kullanılmış. Rüzgâr direnç teknolojisi, mümkün olan en sarsıntısız seyri sağlamak için türbülansı otomatik olarak azaltıyor. 17 bin 700 kilometrenin üzerindeki menziliyle 787 VIP, 22 saat uçuş yapabiliyor. Bu kapasiteyse dünyanın herhangi bir yerine molasız uçmak için yeterli.
Boeing, özel kullanıcılara ve charter işletmecilerine fiyatları 150 milyon dolardan başlayan 16 adet 787 VIP sattı. İlk uçağın 2012de tamamlanarak iç tasarımı için bir merkeze gönderilmesi planlanıyor.
Boeing, www.boeing.com; BMW Group DesignworksUSA, www.designworksusa.com |
|
Audemars Piguet Royal
Oak Carbon Concept
Saate atılan hem çok hafif hem de çok sağlam bir imza.
Çok güçlü ve son derece hafif bir malzeme olan karbon fiber, dayanıklılık gerektiren uygulamalar söz konusu olunca, pek çok alanda tercih edilir hale geldi. Formula1 yarış arabalarından Americas Cup yatlarına ve uzay mekiklerine kadar sayısız araçta bu malzemenin teknik özelliklerinden sonuna kadar yararlanıldı. Ancak birçok saat tasarımcısı, helezonlu bir dokuya sahip bu mat-siyah malzemeyi, bugüne kadar sadece dekoratif ayrıntılarda kullandı. Bu alandaki değişim rüzgârınıysa İsviçreli saat yapımcısı Audersmars Piguet estirdi... Marka, hem biçimsel hem de işlevsel özellikleri nedeniyle karbon fiber kullanımına öncülük etti.
2006 yılında ürettiği Maserati MC12 Tourbillon Chronograph, sıkıştırılmış karbon fiberden yapılmış bir taban plakası içeriyordu. 2007 yapımı Royal Oak Offshore Alinghi Team Chronographın ise özel bir döküm tekniğiyle yapılan karbon fiber bezel (cam etrafındaki koruyucu) ve kasası yoğun ilgi gördü.
Gelecek yıl piyasaya çıkması beklenen 251 bin dolar değerindeki Royal Oak Carbon Concept Tourbillon and Chronograph, 2002de büyük yankı uyandıran Royal Oak Conceptin bir devamı olarak, Audermarsın bu malzemeyi kullandığı son ürünü. Audermars Piguet North America Başkanı ve CEOsu François Henry Bennahmias, Amacımız, geçtiğimiz altı yılda elde ettiğimiz farklı başarıları birleştirmekti diye vurgulayarak: Altı yıl sonra herhangi bir evrim geçirmemiş başka Concept üretemezdik diyor.
Royal Oak Carbon Concept, güçlendirilmiş karbon, amorf karbon kaplama, seramik, titanyum ve saatin yeşil renkteki merkez köprüsünü oluşturan anodize alüminyum gibi malzemeler sayesinde beklenmedik ölçüde hafif bir saat. Kadranın yokluğu, Caliber 2895 mekanizmasının anahtar bileşenlerini tamamen görmenizi sağlıyor. 70ten fazla parçadan oluşmasına rağmen sadece 0.45 gramlık tourbillon taşıyıcısı ve kronografın sinir sistemi olan sütun çarkı, görebildiğiniz bileşenlerden bazıları. Audemars, alışılmadık bir değişiklik yaparak, 30 dakikalık kronografın üstüne bir çift dik ölçekten oluşan doğrusal bir dakika sayacı koymuş. Bu sayaçta, 10un katları olan dakikalar soldaki, tek tek dakikalar ise sağdaki ölçekte gösteriliyor. Her bir numaraya denk gelen küçük pencereler, beyazdan siyaha renk değiştirerek geçen zamanı işaretliyor. Royal Oak Carbon Conceptten her yıl sadece 30-40 adet üretilecek.
Audemars Piguet, www.audemarspiguet.com |
|
Cartier High Jewelry ve Chanel Fine Jewelry
İki ünlü mücevher devinin yeni tasarımları etkileyici bir tarihi yansıtıyor.
Ünlü Fransız mücevher markası Cartiernin varisi Louis Cartier, 1922 yılında Yunan mitolojisindeki Chimera figüründen etkilenerek mercandan oyulmuş iki kafalı hayali canavar şeklinde mücevherli bir bilezik siparişi verdi. Bu bileziği, aynı temayla yapılan birkaç parça daha izledi. Bu egzotik figürlerin çağdaş tasarımları, yeni bir akımın temellerini attı: Kesilmiş mücevher parçalarının da kendi çaplarında birer sanat eseri olduğu... İlk kez 1925 yılında Paris Uluslararası Modern Dekoratif Sanatlar ve Endüstri Sanatları Sergisinde (Paris Exposition Internationale des Arts Décoratifs) sergilenen bu parçalar, efsanevi art deco kreasyonlar olarak tarihteki yerini aldı.
Chimera, Cartier High Jewelrynin 2009 koleksiyonunun en önemli parçalarından biri olarak geçen ay Pariste Grand Palaisde düzenlenen Biennale des Antiquairesde yeniden canlandırıldı. Cartier, tarihsel motifleri işleyen nefes kesici mücevher tasarımlarını görenleri 1920 ve 1930lardaki görkemli günlere doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Tıpkı bienale katılan diğer mücevher markası Chanel Fine Jewelry gibi... Hem Cartier hem de Chanelin 2009 mücevher koleksiyonları benzersiz parçalara sahip.
Cartiernin imaj ve stil yöneticisi Pierre Rainero, Chimeraya yılanlar ve vahşi ejderhaların yanında yer vererek mitolojik temayı çağdaş bir şekilde, yeni tasarımlarla yeniden yorumluyoruz. Bu sembolik figürler, her kültürden insanın hayal gücüne kazınmış diyor.
Raineroun ekibi, bundan yaklaşık iki yıl önce Sri Lanka madenlerinden çıkan portakal renkli göz alıcı padparadscha safirlerini keşfetti. Sanskritçede nilüfer anlamına gelen bu çok nadir bulunan cevherler, ateş püskürten ejderha şeklindeki taşlarla birleştirildi. Rainero, portakal-pembe rengin insanlar üzerinde sıcak bir his uyandırdığını ve insanların bu renge olumlu tepkiler verdiğini düşünüyor. Cartiernin yeni mücevher tasarımları arasında da dikkati en çok, ortasında 1 milyon dolar değerinde, üzüm tanesi büyüklüğünde taş bulunan padparadscha yüzük çekiyor. Koleksiyonda, ortasındaki taşın büyüklüğü göz önüne alındığında nadir bulunan mücevher olma özelliği taşıyan bu yüzükten, üç adet yer alıyor.
Cartiernin özel vintage tasarımları arasında 1928de Patialalı Maharaja Bhupinder Singh için yapılan bir gerdanlık da bulunuyor. Bu gerdanlık, sekiz ay süren özenli bir çalışmayla yenilendi. Zarar gören platin mücevher yuvası restorasyon sırasında onarılırken, kayıp elmasların yerine eskileriyle kusursuz bir şekilde örtüşen, eski kesim elmaslar eklendi.
Chanel Fine Jewelry koleksiyonunun en göz alıcı parçasıysa elmaslarla ve deniz mavisi mineyle çevrelenmiş 38 karatlık mavi-yeşil Paraiba turmalin taşından yapılan bir kamelya broş... Chanel Fine Jewelrynin global direktörü Benjamin Comar, Biz normalde taşa göre tasarım yapmaktan yana değiliz diyerek söze devam ediyor: Çoğu zaman, önce tasarım sonra taşlar gelir. Ancak bu taşın rengini ve saflığını sevdik. Sanki Karayip Denizi gibi, insanın içinde yüzesi geliyor. Bu yüzden de ona uygun bir tasarım yaptık.
Chanelin yeni mücevherlerinin tümü, Gabrielle Coco Chanelin 1932 yılında Pariste sunduğu ilk ve tek elmas koleksiyonundan esinlenilerek tasarlanmış. Bu koleksiyondaki parçalar, Chanelin gözdesi olan kamelyalar, kuyruklu yıldızlar ve yıldız motiflerini taşıyor. Comar, mücevher evinin 2009 koleksiyonunu, Matmazel Chanelin 1932de yarattığı koleksiyonun yeni bir versiyonu sözleriyle tanımlıyor.
Kamelya deseni, zarif fakat hacimli elmas kolyelerde, saatlerde ve yüzüklerde de göze çarpıyor. Bütün bu parçalar, büyük olmalarına rağmen kendi çizgilerine göre şaşırtıcı derecede hafif. Bütünüyle elişi olan mücevherler, Paristeki küçük atölyelerde üretiliyor. Her atölyenin Chanelin tasarımlarına hayat verirken kullandığı kendine özgü bir tekniği var. Örneğin atölyelerden biri, narin ve yarı saydam minelerin elde işlenmesi konusunda uzman... Comar, bu minelerin kiliselerin renkli camlarını andırdığını belirtiyor.
Benjamin Comar, dünyaca ünlü sanat fuarı Biennale des Antiquaires ile ilgili ise şöyle konuşuyor: Bu fuarda tarihsel bir miras sergileniyor. Mücevherler de bu bakış açısıyla seçiliyor. En önemlisi de fuarın üstlendiği misyon. Burası mücevherin kültürel ve sanatsal öneminin zaman içinde anlaşılmasını sağlıyor.
Cartier High Jewelry, www.cartier.com; Chanel Fine Jewelry, www.chanel.com.