PAOLO MIELI
(Corriere della Sera Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)
ÖNÜNDE SONUNDA TÜRKİYE ABYE ÜYE OLACAK
 |
| Paolo Mieli |
İtalyanın en önemli gazetesinin Genel Yayın Yönetmenine göre, İtalyan kamuoyunun Türkiyeye ve Türklere genel bakış açısı olumlu. Mieli, 11 Eylül saldırısından sonra bütün dünyada olduğu gibi, İtalyada da yabancılara karşı bir tavır değişikliği olduğunu söylüyor ve şunları kaydediyor: Ben Türkiyenin AB üyeliği konusundaki pek de olumlu olmayan yaklaşımın ve yaşadığınız bu sıkıntılı dönemin geçici olduğuna inanıyorum. Önünde sonunda Türkiye ABye tam üye olacak ve bu süreç çok zaman almayacak. Ancak Türkiyenin tam üyelik tartışmaları çok şanssız bir döneme denk geldi. Hem 11 Eylül ve sonrası hem de Avrupada köktendinci Müslüman göçmenlerin yarattığı etki öyle bir tepki oluşturdu ki insanlar Ne olur ne olmaz, Türkiyeyi Avrupa kapısının dışında tutalım diye düşünmeye başladı.
TÜRKİYE YÜZÜNÜ DOĞUYA DÖNERSE ENDİŞE EDERİM
Mieliye göre basının Türkiyenin Avrupa kamuoyunda algılanışına etkisi büyük: Eli silahlı Türk algısı, geçmişten gelen bir algı. Sokaktaki İtalyanın kafasında, Türkler bir tehdit. Basının sorumluluğu burada büyük, çünkü Türkiye ile ilgili haberleri aceleye getirmeden aktarmak gerekiyor. Aksi takdirde yanlış algılanma sorunu ortaya çıkıyor. Halbuki bizim göçmen sorunumuzun Türkiye ile ilişkisi yok. Almanyada 40 yıldır yaşayan Türk göçmenler de çok ender olarak sorun yarattı. Türkiyenin Avrupadaki bin yıldır süregelen işgalci imajını yıkmak lazım. Bunun için Türkiye, kendini daha iyi tanıtmalı ve tam üyelikte ısrar etmeli. Türkiye Avrupadan tam üyelik tarihi istemek yerine, yüzünü doğuya çevirirse, işte o zaman endişe etmeye başlarım. Zaman ilerledikçe ABnin hayır demesi zorlaşacak, çünkü hayır gerekçesinin içini doldurmakta sıkıntı çekecek.
MAURIZIO BELPIETRO
(Panorama Dergisi Genel Yayın Yönetmeni)
RAHİP SANTORO CİNAYETİ İTALYA HALKINI DERİNDEN ETKİLEDİ
Maurizio Belpietro ülkenin en çok satan haftalık dergisi Panoramanın Genel Yayın Yönetmeni. Ayrıca Canale 5 televizyonunda haber ağırlıklı günlük bir program yapıyor. Belpietroya göre son yıllarda Türkiyenin imajı büyük yara aldı. Bunun üç nedeni var: İlki 11 Eylül saldırısından sonra İtalyanların yabancılara, özellikle Müslümanlara karşı, korku beslemeye başlaması, ikincisi Türkiyede işlenen rahip Santoro başta olmak üzere bazı cinayet haberlerinin İtalyan basınında büyük yankı bulması, üçüncüsü ise Türkiyede son yıllarda yaşanan politik değişimin İtalyan kamuoyunda soru işaretleri uyandırması.
 |
| Maurizio Belpietro |
Kamuoyu için diktatörlükle yönetilen bir İslam ülkesi de Müslüman, Türkiye gibi laik-demokratik bir ülke de Müslüman. Aradaki büyük farkın gözardı edilmesi, kamuoyunun Türkiye algısında büyük tahribat yaratıyor diyen Belpietro, Türkiyedeki bir takım gelişmelerin de bu algının oluşmasında etkili olduğunu şöyle anlatıyor: Örnegin rahip Santoro cinayeti, İtalyan halkını derinden etkiledi. Öldürülen kişinin bir rahip olması, Katolik İtalya halkında büyük üzüntü yarattı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Erdoğan hükümeti ve Türk ordusu arasında yaşanan gerilim, Türkiyenin demokratik açıdan henüz ABye hazır olmadığı izlenimini yarattı. Bunlardan önce Türkiye, Batı standartlarına ulaşmak için biraz yardıma ihtiyacı olan, ama Batıyı model alan bir ülke olarak algılanıyordu. Doğululardan çok Avrupalılara benzediği düşünülüyordu. Şimdi bir algılanma sorunu var. Türkiyenin bu algı sorununun farkında olması lazım ve çözüm için çok çaba göstermesi lazım. Kültürel bir çıkartma yapmanız lazım ve Avrupa kamuoyuna gerçek Türkiyeyi tanıtmanız lazım. Unutmayın ki Batı korkuyor; çok korkuyor... Yabancı göçmenden korkuyor, Müslüman göçmenden korkuyor. Türkiyenin korkulacak bir ülke olmadığını, Batı kamuoyuna anlatması lazım.
ENRICO CISNETTO
(Gazeteci - Cortinaincontra Organizasyonu Başkanı)
ARTIK TÜRKİYENİN İMAJINI DÜZELTMESİ ÇOK ZOR
 |
| Enrico Cisnetto |
Enrico Cisnetto, değişik gazetelerde köşe yazarlığı yapıyor. Her yıl iki kez İtalyanın politika, iş ve sanat dünyasını biraraya getiren en kapsamlı organizasyon CORTINAINCONTRAyı düzenliyor. Cisnetto gelecek için pek iyimser değil ancak kendisine göre sorunların büyük bölümü Türkiyeden kaynaklanmıyor. Cisnetto, Bence artık Türkiyenin imajını düzeltmesi çok zor görünüyor. Bunun en büyük nedeni de Türkiye hakkında son aylarda çıkan haberlerin, gerektiği gibi sorumlu bir şekilde gözden geçirilmeden kamuoyuna sunulması. Türkiyenin üyeliği kamuoyunun pek de umurunda degil. Bu büyük bir hata, ben Türkiyenin Avrupa içinde yer almasını şiddetle destekliyorum. Müslüman bir ülkenin ABde yer alması İslam dünyasında etkili olacak ve uluslararası terörizm konusunda gelişmelere yol açacaktır. Ayrıca Türkiye enerji konusunda önemli bir terminal ve son derece önemli ekonomik bağlantıları var. Bence burnumuzun ucundan daha uzağını görebilecek kapasiteye artık ulaşmamız ve Türkiye ile daha kapsamlı ilişkiler kurmamız lazım.
Prof. VITTORIO PARSI
(Yayın danışmanı-Milano Katolik Universitesi Ögretim Üyesi)
İTALYADA YAŞAYAN TÜRKLER TOPLUMUN SAYGISINI KAZANDI
Öğretim üyeliğinin yanısıra çesitli basın ve yayın organlarında danışmanlık görevini yürüten Pofesor Vittorio Parsi, Türkiyenin kendisini daha iyi anlatabilmesi için bir atılım yapması gerektiğini söylüyor: Kamuoyunda Türkiyeye karşı bir güvensizlik var. 70 milyon nüfusu olması, Müslüman olması ve üniversitelerdeki türban sorununda gerçekleştiği gibi, hükümetin bazen tam olarak anlaşılamayan kararlar vermesi bunun en önemli nedenleri. İtalyada Türklere karşı olan önyargılar da buna eklenirse -ki bu önyargıların oluşmasında Kürt sorunu ve Ermeni meselesinin büyük etkisi var- Türkiyenin AB yolunda destek almasının son zamanlarda daha güç olduğunu söyleyebilirim.
Parsi, Türkiyenin yapması gereken hamleler hakkında da önerilerde bulunuyor: Öncelikle, Türkiye gerçekte nasıl bir ülke iyi anlatmak gerekiyor. İtalyada yaşayan Türkler iş disiplini ve çalışkanlıkları ile toplumun büyük saygısını kazanmış kişiler. İtalyanların gözünde Türkler Egeli bir halk. Belki Türkiyenin bu özelliğini göz önüne sermesi lazım. Ancak en önemlisi opinion makerlar (fikir önderleri) üzerinde çalışmak lazım. İrana bakın, hepimizin bildiği sebepler yüzünden Türkiyeye göre daha önemli sorunları var. Ama uzun yıllardır kendisini tanıtmak için çok etkili bir metot izliyor. Küçük gruplar halinde davet ettiği batılı kanaat önderlerine İran uygarlığını, İran toplumun nasıl yaşadığını, İran yapıtlarını gösteriyorlar; yani Ahmedinejatın İranından farklı bir İran gösteriyorlar. Türkiye hem olağanüstü bir kültür mirasına sahip hem de Avrupa kültürüne büyük katkısı var. Bütün bunları Avrupa kamuoyuna anlatmak ülkenizin imajı açısından son derece olumlu olabilir diye düşünüyorum.
ANTONIO POLITO
(Il Riformista Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)
TÜRKİYE YAKIN ZAMANDA ABDE YER ALMAZ
Antonio Polito da Türkiyenin imaj sorununun çözülmesi gerektiğini düşünenlerden. Son zamanlarda Türkiyenin ABye girmesini destekleyenlerin sayısında azalma oldu, ancak bunun başlıca nedeninin genel olarak Müslumanlara takınılan tavırdan kaynaklandığına inanıyorum. Türkiyenin tüm İslam dünyasında en modern ülke olması, toplumu o kadar da fazla ilgilendirmiyor. Sonuçta 70 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz ve bu rakam kamuoyunda korku yaratıyor. Türkiye ile ilgili asıl sorun Müslüman bir ülke olması. Böyle bir ülkenin Avrupada yer alması endişe yaratıyor. Avrupa kamuoyuna bu ortaklık tuhaf geliyor, kendi kültürüne yabancı geliyor.
 |
| Antonio Polito |
Bu yaklaşım son aylarda Türkiyeden gelen haberlerin de etkisi ile daha derinleşti. Basında, türban sorunu başta olmak üzere Türk iç politikası ile ilgili çıkan haberler Türkiyeye karşı önyargının artmasında büyük rol oynadı ancak daha da endişelendirici olan cinayet haberleri. Özellikle Trabzonda öldürülen rahip Santoro haberleri İtalyanları derinden sarstı.
Türkiyenin yakın zamanda ABde yer alamayacağını düşünen Polito şunları kaydetti: Maalesef Türkiye hızlı başladığı reformları yavaşlattı ve baştaki heyecanı geçti. Artık hem AB hem de Türkiye duraklama dönemine girdi. Başbakan Berlusconi Türkiyeyi çok destekliyor ama AB yolu çok uzun görunüyor.
FERRUCCIO DE BORTOLI
(Il Sole 24 Ore Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)
TÜRKİYEYE EN KISA ZAMANDA TARİH VERİLMELİ
 |
| Ferrucio De Bortoli |
Ferruccio de Bortoli Türkiyenin yerinin Avrupa olduğundan ve Türkiyenin orta vadede hedefine ulaşacağından emin. Ancak De Bortoli de aşılması gereken ilk sorunun yine Türkiyenin algılanma sorunu olduğunu vurguluyor: Türkiye farklı olduğunu en kısa zamanda ve etkili bir şekilde göstermeli. Türkiyenin ve Avrupanın kültürel ve tarihsel kimliği, ayrı düşünülemez. Avrupanın Türklere kültürel ve tarihsel açıdan borcu var. İtalyan halkının Türklere karşı son derece açık olduklarını ve Türkleri çok sevdiklerini düşünüyorum. Ancak Türkiyenin kendisini daha iyi anlatabilmesi gerekli. Ayrıca Türkiyenin kendi tarihiyle yüzleşmesi gerektiğine de inanıyorum. ABnin üzerine düşen, Türkiyeye en kısa zamanda bir tarih vermek. AB yolu uzun ve zor bir süreç olacak, ancak tarih verildiği takdirde öncelikle ayrıcalıklı ortaklık statüsü, sonrasında ise tam üyelik konusunda anlaşılabilir.
CORRADINO MINEO
(Rainews24 Haber Kanalı Genel Yayın Yönetmeni)
TÜRKİYE KİMİ SEÇECEĞİNE KARAR VERMELİ
Corradino Mineo, Rainews24 kanalında her sabah bir haber programı yapıyor. Mineo, basının Türkiyeye yaklaşımı konusunda da sert eleştirilerde bulunuyor: Sadece İtalyan basını değil, bütün Avrupa basını dağınık, değişken bir tutum sergiliyor. Gazetelerde yabancı göçmenlerin ülkeyi işgal etmesi ile ilgili bir haber yayınlanmaya görsün, hemen Romenlerin veya Arnavut göçmenlerin İtalyada işlediği cinayetlerin listesi yayınlanıyor. Türkiyede İtalyan sanatçı Pippa Baccanın veya rahip Santoronun öldürülmesi haberleri, dünyanın başka bölgelerinde din fanatikleri tarafından öldürülülen Hıristiyanların haberleri ile birlikte veriliyor. Türban meselesi ile ilgili yayınlanan çok sayıda haber ise insanların kafasını karıştırıyor. Çünkü Türkiyenin derinden laik bir ülke olduğunu unutturabilecek tartışmalar bunlar.
 |
| Corradino Mineo |
Ekonomik işbirliği artarsa, önyargıların azalacağına inanan Mineoya şunları ifade ediyor: Türkiye, Rusya, Avrupa ve ABD arasında kimi seçeceği konusunda daha cesur olmalı, bölgede barış ve istikrar için ne yapmak istediğine karar vermeli. Akdeniz bölgesi ülkelerinin Türkiyeye büyük ihtiyacı var.