Açıklamada, 1994ten beri düzenli olarak her yıl denetim yapan Sayıştayın, örneğin 2007de incelediği 17 bin dosyadan belediyeye yönelttiği sorgu adedinin sadece 27 olduğu vurgulanarak, bir hususun sorgu konusu yapılmasının, o işin yanlış olduğunu göstermeyeceği kaydedildi. Sayıştay sorgularına verilen cevapların, raportör görüşüyle ilgili daireye sunulduğu bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
Hesap yargılaması yapılmadan, olağan ve rutin bir sorgu işlemi, bazı gazetelerde İBB hesaplarında usulsüzlük şeklinde sunulmuştur. Her yıl yapılan Sayıştay denetimlerinin olağan bir parçası olan bazı sorguların, denetim süreci daha tamamlanmadan, peşin hükümle usulsüzlük olarak nitelenmesi, sorumlu gazetecilikle bağdaşmamaktadır.
Açıklamada, Büyükşehir Belediyesinin ilgili birimlerinin koordinasyon içinde çalışmasının son derece doğal olduğu ifade edilerek, bu durumun bazı haber ve köşe yazılarında Meclis üyelerine uyarı, Bürokratlarda panik şeklinde tanımlanmasının da yersiz olduğu belirtildi.
Büyükşehir Belediyesinin, saydamlık ve hesap vermeyi sadece hukuksal değil, aynı zamanda etik bir gereklilik olarak gördüğü, bu nedenle Türkiyenin en saydam kurumlarından biri olduğu vurgulanan açıklamada, Öyle ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sadece Sayıştay denetimiyle yetinmeyen ve kamu kuruluşları arasında uluslararası bir denetim firmasına da denetim yaptıran ilk kamu kurumudur denildi.