Pickpocket: Ne mutlu Türküm diyene
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Müzik

Pickpocket: Ne mutlu Türküm diyene

İlk albümleri “Hayalle Gerçek Arasında” ile Türkçe sözlü metal müzik canavarını uyandıran Pickpocket üyeleri Türklüğün ne anlama geldiğini tartıştı.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:04 TSİ 29 Ağustos 2008 Cuma

İSTANBUL - Pickpocket, yaş ortalaması yirmilerin başında bir grup olabilir. Ama eğer onları sırf gençlikleri yüzünden hafife almaya kalkarsanız grupça “Kork benden” şarkılarını söyleyemeye başlayabilirler. Kabul etmek lazım ki onların ilk bakışta korkulacak bir yanı yok gibi. Ama damarlarına bastınız mı ne olacağı belli olmuyor. Kendi deyimleriyle onlar da kendi üzerlerine düşeni yapıyorlar ve düşünmeye davet ediyorlar. Türklüğü, yabancılaşmayı, özenilen hayatları ve kimlikleri...
Haberin devamı

Türkiye’de gençlerin çoğunun yurtdışına karşı özendiğini, bunun da yabancılaşmaya sebep olduğunu söylüyorsunuz.
Onur: Türkiye’de geçim çok zor diye yurtdışını yücelten insanlar bizim karın ağrımız. Kendi kültürümüze, ülkemize yabancılaştığımızı düşünüyoruz. Eğer konu eğitimse ona birşey diyemem çünkü Türkiye’de eğitim standartları dışarıya göre oldukça düşük. Çok sınırlı imkanlar var. İTÜ, Boğaziçi ya da ODTÜ’de okumuyorsan diğer devlet okullarının standartları yurtdışına göre daha düşük. Muratay: Ama sorun bunu yaratanlarda bence. “Niye gidiyorsun?” diye yargılamak yerine önce neden burada okuyamıyoruz diye düşünmeliyiz bence.

Zorunlu bir yabancılaştırma mı söz konusu sizce?
Muratay: Olabilir. Çünkü burada soruların cevapları genelde “beğenmiyorsan git” oluyor.

Sizin yaşlarınızda birçok genç “buradan gitmeliyim” diye düşünür. Siz hiç düşünmüyorsunuz anlaşılan.
Kaan: Ben açıkçası geçici bir süre için yararlı olabileceğini düşünüyorum. Burada herşeyde bir kısıtlama var. Vizyonu genişletmek için bence illa ki yurtdışına çıkıp biraz da oranın havasını almak gerekiyor ama bu benim için asla temelli olamaz.
Onur: İnsanlar sadece eğitim için de kaçmıyor burdan. Düşüncelerinde özgürlüğü yaşayamadığından kaçan bir sürü insan da var.

Yirmili yaşlarında olan beş genç neden bu tür sorunlarla ilgilenir?
Muratay: Ben öyle düşünmüyorum açıkçası. Bunlardan bahsediyor olmamızın sebebi yurtdışına özeniyor olmamız değil. Aksine üzülerek koşulları kıyaslıyor olmaktır. Ben nefret ediyorum şahsen yurtdışında şöyle demekten.
Onur: Bence kaçmak yerine savaşmalıyız. Bazıları huzursuz olabilir burada ama üstüne düşmezsek de hiçbir şey değişmeyecektir. Her alanda gençlerin önünü açmak gerekiyor. Eğitim şartlarını iyileştirmek, gençleri spora, sanata teşvik etmek, daha cok sporcu bursu sağlamak, genç politikacılar yetiştirmek gerekiyor. Muratay: Gitmek yerine kalmak lazım kısacası.
Pekin olimpiyatlarında da benzer sorunların baş gösterdiğini söylediniz. Bağlantıyı anlatır mısınız? Onur: Madalya bile alamıyoruz. Sporu önemseyen ülkelerde ise sporcular üç yaşında eğitilmeye başlıyorlar. Ama bizde başka sorunlarla uğraşmaktan spora hala sıra gelmiyor. Geçmişimizden kurtulamıyoruz.


“KENDİ ÜLKEMİZİ BÖLMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Geçmişimizde ne var ki kurtulamıyoruz?
Onur: Geçen 40 sene içinde iki darbe, bir de muhtıra gören bir ülkede aslında o korkuyu yaşamamak imkansız olurdu. Ya da geçmişimizle uğraşmamak. Ders çıkarmak zorundayız ama biz sadece sürekli önümüze geçmişimizi koyuyoruz. Çözüm bulmak için uğraşmıyoruz.
Muratay: “Ne mutlu Türküm diyene” diyoruz ama hala Çerkez, Kürt tartışmaları yapıyoruz. Atatürk bunu ayrıştırıcı birşey diye söylememişti ki. Aksine birleştirici etkisi vardı. Ama biz hala kendi ülkemizi bölmeye uğraşıyoruz.
Onur: Biz susarsak kutuplaşma olacaktır ve hoşumuza gitmeyen düşüncedeki insanlar sivrilmeye devam edecektir. Ve onlar sivrildikçe bizim de konuşmaya halimiz kalmayacaktır. Bunları bağırmak da çözüm değildir. AKP başa geldiğinden beri sürekli demokrasi demokrasi diye tartışıyoruz. O zaman demokrasi varsa bunu göstermek zorundayız.

Sen neden karışmak istemiyorsun Emir?

Emir: Türkiye’nin nerdeyse yarısının istediği ve seçtiği hükümet buysa o zaman ben de kendimde bir arıza arıyorum açıkçası. Ben şu an susuyorum ama sokakta da hakettikleri gibi davranıyorum. Ben hoşlanmıyorum bu durumdan. Cumhuriyet kurulduğundan beri bu ülke kötüye gidiyorsa bundan sonra da düzeleceğini zannetmiyorum. Elimde olsa ben kesin giderdim. Çünkü hala başa takılan bir örtünün tartışıldığı, futbol maçlarında “ne bakıyorsun” diyerek birbirlerini öldürdükleri bir ülkede yaşamaktan mutlu olduğumu söyleyemem. Ben bunu gördükçe de insanlardan nefret ediyorum. Bunların yaşanmayacağı bir ülke yoktur eminim ama daha az yaşandığı bir ülkede yaşamayı tercih ederdim.

Siz burayı terk etmemek lazım diyorsunuz ama aranızdan biri de fırsatını bulsa hemen kaçıp gidecek.
Muratay: Eğer bir gün Emir gitmek isterse biz de ona göre muhalefetimizi kurar, ona göre davranırız. Emir’in söylediğine üzülüyorum açıkçası. Ben gurur duyuyorum mesela Türk olduğumu söylermekten. Ailem çerkez. Ama ben Türküm sonuçta. Çok da kökene inersek ooo. O zaman biz Adem’le Havva’nın çocuklarıyız der, işin içinden çıkarız.

Siz de gurur duyuyor musunuz bunu söylemekten?
Onur: Türkiye sınırları içinde yaşayan herkes Türk’tür. Atatürk bunu bütünlüğü sağlamak için söylemiştir. Bize burada verilen üst kimlik vatandaşlık kimliğidir. Ama kimsenin alt kimliğinden de soyutlanmasını isteyemezsiniz. Ben Türk olduğum için, Türkiye’de olduğum için mutluyum. Artık bunun altını karıştırıp Kürt müsün, Çerkez misin demenin anlamı yok bence.
Emir: Benim öyle koyu bir milliyetçiliğim yok. Bazen rahatsız olduğum bile oluyor. Şu anki halime tabiî ki şükrediyorum ama yine de daha iyi koşullarda yaşamak isterdim.

Olimpiyatları izliyor musunuz?

Pickpocket: Evet
Onur: Emir’in konuya geldik.

Orda bir Türk başarılı olunca sevinmiyor musun?
Emir: Türk çıktı zaten ama bu ülkenin yetiştirdiği kişiler değiller. “Biz yapamıyoruz. Bari seni Türk yapalım da sen al madalyayı” diyorlar. Bir tenisçimiz var soyadı Çince. Güreşte madalya alan Ramazan Şahin de Rus’muş. Elvan var o da Afrikalı. Tabiiki bu sporcularda gelsinler ama öncelikle biz yetistirmek icin calısalım.

“Ne mutlu Türküm diyene” demiş olamazlar mı?
Emir: Olabilirler de olmayabilirler de. Bence onlara bir çek yazmışlar, şekerle kandırmışlar.Dediğim gibi ithalat yerine ülkemizdeki yetenekleri keşfedip burada eğitmek bana göre daha önemli.

KAÇARSAK KURTLARA BIRAKMIŞ OLURUZ
Bu ülkede sporcu yok mu?
Emir: Futboldan başka spor yok ki burada. Badminton oynayan gördün mü mahallede? Ama olimpiyatlarda halay olsa herhalde madalyayı kapmıştık.
Muratay: Küçüklüğümüzden beri bu var zaten. Oğlum popçu mu olacağın, topçu mu diye büyütüldük bizler.
Onur: Phelps’e bak mesela. Adamın bir günde yedikleri bizim grupça yediklerimizin üç katı.

Sporda başarı beslenmeyle mi alakalı diyorsunuz yani?
Onur: Hayır tabii ki sadece beslenme değil ama bir güreşçimiz kazanamadığı madalya alamadığı zaman “altın madalyayı alsaydım hayatım kurtulacaktı” diyor. Başarı diye bakmıyor ki olaya. Eğitim konusunda her zaman yurtdışı daha iyi ama ben Türkiye’yi sürekli olarak dışarıyla kıyaslamak istemiyorum. Ben buranın sorunlarını biliyorsam çözmeye de bir yerden başlayabiliriz diye düşünüyorum. Ülkemizi daha iyi bir hale getirebiliriz. Bizim grup olarak yapmaya çalıştığımız şey de bir anlamda müzik alanında bir adım atmak.Bizim meziyetimiz bu ve bunu yapmaya çalışıyoruz.
Muratay: Kişisel düşünmek bir yere varmıyor.
Onur: Buradan kaçmak burayı kurtlara bırakmak diye düşünüyoruz.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları