Raporda, İskoçyanın en büyük kenti Glasgowun mahrumiyet bölgesi olan Calton banliyösünde yaşayan bir erkek çocuğunun ortalama yaşam süresinin, yakınındaki refah içinde olan Lenzie bölgesinde yaşayan bir erkek çocuğundan ortalama 28 yıl daha az olması örnek olarak gösterildi.
Londranın zengin Hampstead bölgesinde de ortalama yaşam süresinin yakınındaki St Pacractan 11 yıl fazla olduğu belirtilen rapora göre, araştırmalar Afrika ülkesi Lesothoda yaşayan bir kız çocuğunun Japonyada yaşayan bir kız çocuğundan büyük olasılıkla 42 yıl daha az yaşayacağını gösteriyor.
Rapora göre, İsveçte bir kadının hamilelik ve doğum sırasında ölüm riski oranı 17400de 1 iken, bu oran Afganistan 8de 1 olarak ortaya çıkıyor.
YETERSİZ SOSYO-EKONOMİK KOŞULLAR = KÖTÜ SAĞLIK
WHOnun sağlık üzerindeki sosyal belirleyicilerle ilgili çalışan komisyonunda görev alan uzmanların hazırladığı raporda, hemen hemen bütün ülkelerde yetersiz sosyo-ekonomik koşulların karşılığının kötü sağlık durumu olduğu ortaya kondu.
Raporda, yapılan çalışmada ortaya çıkan çok belirgin farklılıkları, genetik ve biyolojinin açıklayamadığı belirtildi.
ZEHİRLEYİCİ BİRLEŞİM
Raporda, kötü planlar, ekonomi ve politikaların zehirleyici birleşiminin, dünya nüfusunun çoğunun biyolojik açıdan mümkün oldukça sağlıklı olamamasından büyük ölçüde sorumlu olduğu belirtildi.
Hükümetlere, uyguladıkları politikaların sağlığı nasıl etkilediğini düşünmeleri çağrısında bulunulan raporda, sağlık alanındaki eşitsizliklerin oldukça kısa bir zaman süresinde azaltılmasının tamamen olanaklı olduğuna işaret edildi.
Raporda, harekete geçilmemesi halinde de adaletsizlik ve eşitsizliğin daha da artacağı uyarısında bulunuldu.
Eğitim, barınma, beslenme ve sosyal güvenlik koşullarının ön plana alındığı raporda, hükümetlerin, çalışanların geçinmeye yetecek kadar para kazanmalarını, işle bağlantılı stresin azaltılmasını ve sağlıklı çalışma hayatı dengesini sağlamak için önlemler alması gerektiği kaydedildi.
Çalışmayı yürüten komisyonun başkanı Sir Micheal Marmont, yaptığı açıklamada, insanların kendi hayatlarında dizginleri ele alabilmek için olanak ve fırsatlara ihtiyaçları olduğunu, ancak bunun için de uygun koşullara sahip olmaları gerektiğini belirtti.