Manhattanın en zengin gençleri, özenilerek izlenen sıradışı hayatları, dramatik aşk ilişkileri ve sorunları... 2008e damgasını vuran gençlik draması Gossip Girl, 9 Eylül Salı günü CNBC-ede başlıyor.
İSTANBUL - Kim bu Gossip Girl? New Yorkun en zengin mahallesinde yaşayan gençlerin hayatları hakkında en son dedikoduları henüz kendileri bile bilmeden önce internet sitesinde yayınlıyor. Gossip Girlün kimliği şu an için önemli değil. Önemli olan blog sayfasında yayınladığı dedikodular ve bu dedikoduların baş kahramanları. Bir grup zengin gencin dışarıdan özenilerek izlenen sıradışı hayatları, dramatik aşk ilişkileri ve sorunları... Seneye damgasını vuran gençlik draması Gossip Girl, efsanevi gençlik dizisi The O.C.nin yaratıcısı Josh Schwartzın imzasını taşıyor.
Manhattandaki son dedikoduya göre kendi isteğiyle yatılı bir okula giden Eski kraliçe Serena van der Woodsen şehre geri dönmüş. Bu haber en çok Serenanın eski en yakın arkadaşı Blairin kafasını karıştıracak. Serenanın yokluğunda spot ışıkları onun üzerine dönmüş, arkadaş çemberlerinin ilgi odağı olmuştu. Mükemmel bir yaşantısı, yakışıklı bir sevgilisi var. Rüya okulu Yalee gitmeyi planlıyor. Serenanın dönüşüyle bu görünüşteki mükemmel yaşantısı, hatta okulundaki tüm ilişkilerin dengesi değişecek. Erkek arkadaşı Natein Serenaya ilgi duymasıysa cabası. Diğer taraftan o kadar varlıklı olmasalar da Blairla aynı okula giden Dan Humphrey ve kardeşi Jennynin hayatları da ait olmadıkları bu çemberin içine girince değişecek. New Yorkun zengin çocuklarının hayatları görüldüğü kadar sıradışı mı yoksa ışıltılı görünüşlerinin altında onlar kadar varlıklı olmayanlarla aynı sorunları mı paylaşıyorlar? Tüm bunların cevabı 9 Eylülde Gossip Girlde...
Cecily von Ziegesarın aynı isimli roman serisinden (Seri kapsamında bugüne kadar tam 11 roman yayınlandı) CW tarafından televizyona uyarlanan yapım yayınlandığı günden beri büyük ilgi görüyor. Dizi, Manhattanın Upper East Side bölgesinde yaşayan kredi kartı limitinin ne anlama geldiğini bile bilmeyen zengin gençlerin hayatları ve dramatik ilişkileri üzerine. Kristen Bellin anlatıcılığını üstlendiği dizide olaylar kendi isteğiyle yatılı okula giden eski kraliçe arı Serenanın şehre dönmesiyle başlıyor. Bu dönüş eski yaraları açıyor, yepyeni rekabetleri ortaya çıkarıyor.
Dizinin yaratıcısı, aynı zamanda efsane gençlik dizisi The O.C. ve yeni ajan komedisi Chuckın da altında imzası olan Josh Schwartz. New Yorktaki gençler hakkında bir dizi hazırlanması bile beni heyecanlandırıyor. Dünya üzerindeki en heyecan verici şehirde, hayatınızın en heyecanlı zamanı! Orange Countyden çok daha fazla sürpriz var diyor, Schwartz.
Öte yandan seks, uyuşturucu ve rockn rollun sınırları Gossip Girlde yapımcıları hayli zorluyor. Yapımcı Stephanie Savage bu konudaki eleştirilere, Çocukları ve gençleri seviyoruz. Dizide, hayatlarını negatif etkileyecek şeylere özendirmemeye dikkat ediyoruz diyerek karşılık veriyor.
DİZİYİ SEVMEK İÇİN 5 NEDEN 1. En zeki topluluk Gençlik dizilerinde mutlaka bir zayıf halka bulunur. Ama bu kural Gossip Girl için geçerli değil. Blake Livelynin canlandırdığı Serena van der Woodsen karakteri, adına yaraşır bir hayat sürüyor. Leighton Meesterın kalbi kırık kukla hüznü, karakteri Blair Waldorfu klişe bir s.rtük olmaktan kurtarıyor. Jenny Humphrey (Taylor Momsen) ise Blairin o paralı pullu yaşamına bir darbe gibi Dizide delikanlıların da gölgede kalmak gibi bir niyetleri yok. Chace Crawfordın canlandırdığı duygusal Nate ve Ed Westwickin oynadığı küstah Chuck karakteri ayrıcalıklı yaşamların emsalleri. Penn Badgley, Dan Humphrey rolünde epey başarılı bir iş çıkarıyor. (Dizinin ebeveynleri Matthew Settle ve Kelly Rutherford da çok inandırıcı.)
2. Tatlı ses yılanı deliğinden çıkarır Dizinin anlatıcısı Kristen Bell, arkadaşlık hatlarındakiler gibi dinlemek için karşılığında para ödemek zorunda olmadığınız belki de en seksi sese sahip. Blairin Ne kadar zamandır iyi olmaya çalıştığının hiçbir önemi yok, kötü kızı baskı altında tutamazsın sözünü tekrarlarken ya da pazar brunchlarını anlatırkenki -Şampanya ve kıyafet zorunluluğu En yakın arkadaşlarımızdan 100 tanesi- ses tonu kesinlikle çok güzel ve keyifli tınlıyor.
3. Bu sınıf çok klas Bu stilize gençler göbeği açıkta bırakan bluzlar ya da bol pantolonlar yerine; smokinler, fırfırlı elbiseler ve saç bantlarını tercih ediyor. Serena, etnik detaylarla süslü şık giysilerin spor giysilere kıyasla daha ilham verici olduğuna inanıyor.
4. Teknolojiyle iç içe yaşamlar Cep telefonundaki resimler, mesajlar, Guitar Hero kapışmaları, internet blogları... Şimdiye kadar hiçbir şov gençlerin teknolojiyle iç içe hayatlarını bu kadar açık bir şekilde gözler önüne sermemişti. Serenanın sürpriz dönüşü ve Natein gizli işlerinin görüntülenerek ifşa edilmesini, gençlerin ellerindeki teknolojiyi nasıl imha silahlarına dönüştürdüklerinin güzel bir örneği olarak izleyeceğiz.
5. iPodlarımız hiç bu kadar mutlu olmamıştı! Josh Schwartzın gençlik dizilerinin ilki, The O.C. gibi Gossip Girl de müzikleriyle hemen dikkat çekiyor. Ancak bu kez emo grupların yerini Rihanna ve Justin Timberlake aldı. The O.C.nin indie rock için yaptığını, pop için yapma gayretindeyiz diyor Schwartz, gelecekte bir Gossip Girl soundtrackinin çıkacağının ipuçlarını verirken.
dizi süper biçimde hayatmza girdi ve
bizi etkisi altına aldı
diyebilirm.serena chuk blair helede
DAN hepsine bayılıyrm.yeni bölümlerini
sabırszlıkla bekliyorum.bu dizinin
yeri tam ZİRVEDİR.bence harika bi
yapım...
gözdenur aykan - Adana
06 Ekim 2008, Pazartesi 17:59
gossıp girl dizisi çok güzel her salı
i<zliormmm en güzeli(blair wolldorffff)
Çiçek - İstanbul
24 Eylül 2008, Çarşamba 17:41
gossip girl her bölümünü merakla
beklediğim ve hastası olduğum bi
dizi:)).tekrarlarını gece gündüz
izliyorum çünküü çoook güzell..