Gossip Girl başlıyor: Biraz dedikodu yapalım!
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Gossip Girl başlıyor: Biraz dedikodu yapalım!

Manhattan’ın en zengin gençleri, özenilerek izlenen sıradışı hayatları, dramatik aşk ilişkileri ve sorunları... 2008’e damgasını vuran gençlik draması Gossip Girl, 9 Eylül Salı günü CNBC-e’de başlıyor.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:36 TSİ 19 Ağustos 2008 Salı

İSTANBUL - Kim bu Gossip Girl? New York’un en zengin mahallesinde yaşayan gençlerin hayatları hakkında en son dedikoduları henüz kendileri bile bilmeden önce internet sitesinde yayınlıyor. Gossip Girl’ün kimliği şu an için önemli değil. Önemli olan blog sayfasında yayınladığı dedikodular ve bu dedikoduların baş kahramanları. Bir grup zengin gencin dışarıdan özenilerek izlenen sıradışı hayatları, dramatik aşk ilişkileri ve sorunları... Seneye damgasını vuran gençlik draması Gossip Girl, efsanevi gençlik dizisi The O.C.’nin yaratıcısı Josh Schwartz’ın imzasını taşıyor.
Haberin devamı

Manhattan’daki son dedikoduya göre kendi isteğiyle yatılı bir okula giden “Eski kraliçe” Serena van der Woodsen şehre geri dönmüş. Bu haber en çok Serena’nın eski en yakın arkadaşı Blair’in kafasını karıştıracak. Serena’nın yokluğunda spot ışıkları onun üzerine dönmüş, arkadaş çemberlerinin ilgi odağı olmuştu. Mükemmel bir yaşantısı, yakışıklı bir sevgilisi var. Rüya okulu Yale’e gitmeyi planlıyor. Serena’nın dönüşüyle bu görünüşteki mükemmel yaşantısı, hatta okulundaki tüm ilişkilerin dengesi değişecek. Erkek arkadaşı Nate’in Serena’ya ilgi duymasıysa cabası. Diğer taraftan o kadar varlıklı olmasalar da Blair’la aynı okula giden Dan Humphrey ve kardeşi Jenny’nin hayatları da ait olmadıkları bu çemberin içine girince değişecek. New York’un zengin çocuklarının hayatları görüldüğü kadar sıradışı mı yoksa ışıltılı görünüşlerinin altında onlar kadar varlıklı olmayanlarla aynı sorunları mı paylaşıyorlar? Tüm bunların cevabı 9 Eylül’de Gossip Girl’de...

Cecily von Ziegesar’ın aynı isimli roman serisinden (Seri kapsamında bugüne kadar tam 11 roman yayınlandı) CW tarafından televizyona uyarlanan yapım yayınlandığı günden beri büyük ilgi görüyor. Dizi, Manhattan’ın Upper East Side bölgesinde yaşayan “kredi kartı limiti”nin ne anlama geldiğini bile bilmeyen zengin gençlerin hayatları ve dramatik ilişkileri üzerine. Kristen Bell’in anlatıcılığını üstlendiği dizide olaylar kendi isteğiyle yatılı okula giden eski kraliçe arı Serena’nın şehre dönmesiyle başlıyor. Bu dönüş eski yaraları açıyor, yepyeni rekabetleri ortaya çıkarıyor.


Dizinin yaratıcısı, aynı zamanda efsane gençlik dizisi The O.C. ve yeni ajan komedisi Chuck’ın da altında imzası olan Josh Schwartz. “New York’taki gençler hakkında bir dizi hazırlanması bile beni heyecanlandırıyor. Dünya üzerindeki en heyecan verici şehirde, hayatınızın en heyecanlı zamanı! Orange County’den çok daha fazla sürpriz var” diyor, Schwartz.

Öte yandan seks, uyuşturucu ve rock’n roll’un sınırları Gossip Girl’de yapımcıları hayli zorluyor. Yapımcı Stephanie Savage bu konudaki eleştirilere, “Çocukları ve gençleri seviyoruz. Dizide, hayatlarını negatif etkileyecek şeylere özendirmemeye dikkat ediyoruz” diyerek karşılık veriyor.



DİZİYİ SEVMEK İÇİN 5 NEDEN
1. En zeki topluluk

Gençlik dizilerinde mutlaka bir zayıf halka bulunur. Ama bu kural Gossip Girl için geçerli değil. Blake Lively’nin canlandırdığı Serena van der Woodsen karakteri, adına yaraşır bir hayat sürüyor.
Leighton Meester’ın kalbi kırık kukla hüznü, karakteri Blair Waldorf’u klişe bir s.rtük olmaktan kurtarıyor.
Jenny Humphrey (Taylor Momsen) ise Blair’in o paralı pullu yaşamına bir darbe gibi…
Dizide delikanlıların da gölgede kalmak gibi bir niyetleri yok. Chace Crawford’ın canlandırdığı duygusal Nate ve Ed Westwick’in oynadığı küstah Chuck karakteri ayrıcalıklı yaşamların emsalleri. Penn Badgley, Dan Humphrey rolünde epey başarılı bir iş çıkarıyor. (Dizinin ebeveynleri Matthew Settle ve Kelly Rutherford da çok inandırıcı.)

2. Tatlı ses yılanı deliğinden çıkarır
Dizinin anlatıcısı Kristen Bell, arkadaşlık hatlarındakiler gibi dinlemek için karşılığında para ödemek zorunda olmadığınız belki de en seksi sese sahip. Blair’in “Ne kadar zamandır iyi olmaya çalıştığının hiçbir önemi yok, kötü kızı baskı altında tutamazsın” sözünü tekrarlarken ya da pazar brunch’larını anlatırkenki -”Şampanya ve kıyafet zorunluluğu… En yakın arkadaşlarımızdan 100 tanesi”- ses tonu kesinlikle çok güzel ve keyifli tınlıyor.


3. Bu sınıf çok klas
Bu stilize gençler göbeği açıkta bırakan bluzlar ya da bol pantolonlar yerine; smokinler, fırfırlı elbiseler ve saç bantlarını tercih ediyor. Serena, etnik detaylarla süslü şık giysilerin spor giysilere kıyasla daha ilham verici olduğuna inanıyor.

4. Teknolojiyle iç içe yaşamlar
Cep telefonundaki resimler, mesajlar, Guitar Hero kapışmaları, internet blogları... Şimdiye kadar hiçbir şov gençlerin teknolojiyle iç içe hayatlarını bu kadar açık bir şekilde gözler önüne sermemişti. Serena’nın sürpriz dönüşü ve Nate’in gizli işlerinin görüntülenerek ifşa edilmesini, gençlerin ellerindeki teknolojiyi nasıl imha silahlarına dönüştürdüklerinin güzel bir örneği olarak izleyeceğiz.


5. iPod’larımız hiç bu kadar mutlu olmamıştı!

Josh Schwartz’ın gençlik dizilerinin ilki, The O.C. gibi Gossip Girl de müzikleriyle hemen dikkat çekiyor. Ancak bu kez emo grupların yerini Rihanna ve Justin Timberlake aldı. “The O.C.’nin indie rock için yaptığını, pop için yapma gayretindeyiz” diyor Schwartz, gelecekte bir Gossip Girl soundtrack’inin çıkacağının ipuçlarını verirken.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

yağmur akın  - İstanbul
13 Ekim 2008, Pazartesi 09:34  
dizi süper biçimde hayatmza girdi ve bizi etkisi altına aldı diyebilirm.serena chuk blair helede DAN hepsine bayılıyrm.yeni bölümlerini sabırszlıkla bekliyorum.bu dizinin yeri tam ZİRVEDİR.bence harika bi yapım...

gözdenur aykan  - Adana
06 Ekim 2008, Pazartesi 17:59  
gossıp girl dizisi çok güzel her salı i<zliormmm en güzeli(blair wolldorffff)

Çiçek  - İstanbul
24 Eylül 2008, Çarşamba 17:41  
gossip girl her bölümünü merakla beklediğim ve hastası olduğum bi dizi:)).tekrarlarını gece gündüz izliyorum çünküü çoook güzell..

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları