Parkinson hastalığının görülme sıklığının yaş ilerledikçe arttığına dikkat çeken Ertürk, en önemli tehlikenin kişinin günlük yaşantısında bir başka kişinin yardımına gerek duyması, yani fonksiyonel bağımsızlıkta kayıp olduğunu ifade etti. Ertürk, parkinson hastalığının tedavisinde, fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının, normal fonksiyonun ve bağımsızlığın devam ettirilmesi amacıyla diğer tıbbi tedavilerin yanında önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.
Bir beyin hastalığı olan parkinsonun nedeninin henüz bilinmediğini ancak çevre etkileri ve genetik yatkınlığın söz konusu olduğunu belirten Ertürk, risk faktörlerini, geçirilmiş ciddi kafa travması, kırsal bölgelerde yaşama, birinci derecede akrabalarda hastalığın varlığı ve ailevi özellik olarak sıraladı.
Ertürk, hastalığın genel olarak toplumlarda her bin kişiden 1-2sinde görüldüğünü ifade ederek, Yaş tek başına sorun değil ama yaş ilerledikçe görülme sıklığı artıyor. 65 yaş üzerinde her yüz kişiden 1-2sinde görülüyor diye konuştu.
Hastalığın belirtilerini, istirahat halinde el titremesi, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve vücut duruş değişikliği ve reflekslerde yavaşlama olarak sıralayan Ertürk, Bu bulgular, hastalarda hareket ve yürüme güçlüğü, ince el becerilerinde zorluk, sık düşmeler, uyku bozukluğu, yaygın ağrılar, konuşma, yutma ve solunum güçlüğü gibi pek çok sorunu da beraberinde getirir dedi.
Ertürk, rehabilitasyonun birinci basamağını hasta ve ailesinin olabildiğince erken dönemde hastalığın bulguları, ilaç tedavisi ve genel tedavi prensipleri konusunda bilgilendirilmesinin oluşturduğunu ifade etti. Ertürk bu sürede evde düşmelerin önlenmesi; beslenme, kilo kontrolü, transferler, egzersiz tedavisi gibi konularda hasta ve aile eğitimininin sağlanması gerektiğini belirtti. Ertürk şöyle devam etti:
Bir diğer aşama fizyoterapi yaklaşımlarıdır. Fizyoterapistin planlayıp uygulayacağı egzersiz tedavisi, sıcak uygulamalar ve gevşeme teknikleriyle, kaslarda meydana gelen sertlikler azaltılmaya, esneklik korunmaya çalışılır, böylece hareket kolaylığı sağlanır. Göğüs fizyoterapisi ve solunum egzersizleri ile solunum açısından gözlenebilecek problemlerin önüne geçilir, yorgunlukla mücadele edilebilir. Etkili bir denge egitimi sık düşmelerle mücadelenin başında yer almaktadır. Hastanın yatak içi, ev ve dışarıdaki hareketlerinde kolaylaştırıcı teknikler ve emniyetli yürüyüş teknikleri hasta ve ailesine öğretilir
PARKİNSONLU HASTA VE AİLELERİNE PRATİK ÖNERİLER
- Sabahları yataktan kalkmadan önce kol, bacak ve gövdenize esneme hareketleri uygulayın.
- Yürüme sırasında donma meydana geliyorsa hastanın adım atmasını kolaylaştırmak amacıyla bir ayağınızı hastanın ayağının önüne yerleştirin ve üzerinden atlamasını isteyin. Bu işlem için ters L seklindeki bastonlardan da faydalanabilirsiniz.
- Evde düşmeye neden olabilecek halı, kilim, eşik veya düzensiz esyaları kaldırın.
- Ev içinde yürüyüş sırasında yere birbirine paralel çizilmiş çizgilerden yararlanın; adım atmanın kolaylaştığını göreceksiniz.
- Egzersizleri ve yürüyüsü müzik esliğinde yapın. Bu, ritim ve hareket duygusunu geliştirecektir.
Sorularınız için tıklayın...
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |