Ergenekon soruşturmasında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan gazeteci Mustafa Balbay, adliye çıkışında Benimle ilgili sorular mesleğimle ilgiliydi, eşime ve çocuklarıma kavuşacağım için mutluyum ama terör yaralısıyım dedi.
Mustafa Balbay, adliye çıkışında gazetecilere açıklama yaptı.
İSTANBUL - Ergenekon soruşturmasında 1 Temmuz tarihinde gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, bugün adliyedeki sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve adliye çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Mustafa Balbay, adliye çıkışında gazetecilerin yanına gelerek kısa bir açıklama yapmak istediğini söyledi ve ancak soruşturmanın hukuki boyutuna girmeyeceğini belirtti. Gazeteci Balbay, kameralar ve objektifler önünde açıklama yaparken sarı basın kartını çıkararak konuştu.
Basın kartını göstererek, İçeriye sadece bu kimliğimle girdim. Gazeteci kimliğimle girdim, gazeteci kimliğimle çıkıyorum diyen Balbay, eşini, çocuklarını, gazetesini, okurlarını, dinleyenlerini ve izleyenlerini çok özlediğini söyledi.
Balbay, İçeride en büyük hasretim buydu. Onun dışında canım da çok sıkkın değildi. 400 sayfa kadar da kitap okudum. Polis arkadaşlar bana kütüphaneden kitaplar verdiler diye konuştu. Balbay, olayla ilgili çok ayrıntılı açıklama yaparak yanlış yönlendirmek istemediğini anlattı.
Yargı makamının önüne gelen herşeyi ciddiyetle izleme sorumluluğunda olduğunu gördüğünü aktaran Balbay, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ama bunlarla ilgili ayrıntılı birşey demek de çok şık olmaz. Yargı, önüne konanı ayrıntılarıyla irdeliyor, bakıyor, değerlendiriyor. Bu aşamadan sonrası bu tartışma, içeride gazeteleri ve televizyonları çok az takip edebildim ama ikiye bölünmüşlük de var. Ancak ben sonuç olarak, hukukun üstünlüğü ortak paydası olur diye düşünüyorum.
Basın mensuplarına, meslek aşklarını bildiğini, nasıl koşuşturduklarını gördüğünü vurgulayan Balbay, Vatan Caddesinde ben sizi çaktırmadan kafesin arkasından arada bir izliyordum. Mutlaka size birşeyler söylemek gerekir diye bunları söylüyorum dedi.
HAYAT BANA SON YILLARDA İYİ DAVRANMIYOR Gazetecinin, kendisinin haberin konusu olmasından nefret ettiğini belirten Balbay, Ama maalesef hayat son yıllarda bana çok iyi davranmıyor. Ben söylediklerim, anlattıklarım haber konusu olsun arzu ediyorum, ama bazen de yaşadıklarım böyle oldu diye konuştu.
Balbay, şöyle devam etti:
Dediğim gibi, yargı aşaması kendi içinde devam ediyor. Şu anda nasıl hissediyorsunuz kendinizi? derseniz, mutluyum, ama terör yaralısıyım. Ben, Uğur Mumcunun yerinde yazıyorum. Ahmet Taner Kışlalı oda komşumdu. Gazeteciliği onlardan öğrendim. Hukukun üstünlüğünü onlardan öğrendim ve nereden gelirse gelsin terörün her türlüsüne hayır sözünü Uğur Mumcudan öğrendim. Ama ben bir terör örgütüne üye olmak zannıyla gözaltına alındım. Onlar terörden öldü, ama terör beni yaraladı. Bu sadece kendi içimdeki yara, ama şu anda yaşadıklarıma karşı bir serzenişim yok. Ruh halim, terör yaralısı hissediyorum kendimi.
BU ÜLKE DIŞINDA BAŞKA BİR YERDE YAŞAMAM Kendisine yöneltilen soruların tümünün mesleğiyle ilgili faaliyetlerine ilişkin olduğunu belirten Balbay, Zaten başka bir şey yoktu ve olamazdı dedi.
Balbay, sözlerini, Söyleyecek daha çok sözüm var bu ülke için. Bu ülke dışında başka hiçbir yerde yaşamayı düşünmeyen bir gazeteci olarak hepinize teşekkür ediyorum diyerek tamamladı.
Bir gazetecinin, yarın yazılarına devam edip etmeyeceğini sorması üzerine de Balbay, Tabii ki, ama genel yayın yönetmenimiz İbrahim Yıldıza söylemem lazım. Belki yetişmez. Geç kaldın, bu saatte yazı mı yazılır der diye konuştu.
CUMHURİYET GAZETESİNDE COŞKULU KARŞILAMA Beşiktaştaki İstanbul Adliyesinden, Şişlideki Cumhuriyet Gazetesine gelen Balbay, burada gazete çalışanları ve okurları tarafından alkışlarla karşılandı.
Balbaya gazetenin bahçesine girişinde çiçek verilirken, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Hikmet Çetinkaya da Balbaya sarıldı.
Balbay, burada yaptığı açıklamada da, Bu yaşadıklarımız, gazetecinin Türkiye gibi ülkelerde meslek hastalığıdır. Türkiye gibi ülkelerde gazeteci bu tür şeylerle karşılaşır. Ben bütün bu olan bitenleri bu bağlamda değerlendirdim dedi.
mustafa balbay bu ülkeninaydın
gazetecilerinin en başında gelir uğur
mumcudan aldığı bayrağı en güzel
seviyede ilerletmetedir ülkemiz
maalesef bu tip değerli insanları
elinde tutamıyor resmen ananıda al git
olayı fazıl say olayındaki gibi ama
inatla ısrarla bu ülkeyi onun gibi
kuklalara bırakmayacağız Atatürk"ün
gençliği olarak
Murat Yıldız - Ankara
06 Temmuz 2008, Pazar 14:51
Sayın Mustafa Balbay, kendi kuruntu ve
tasavvurlarını gerçek hadiseler gibi
yansıtıp, kendi değer yargıları
dışındaki tüm ifade ve düşünce
özgürlüklerini düşman ve öcü kabul
edene anlayışa "gazetecilik" diyor ve
bunu "gazetecilik mesleğinin
zorlukları" olarak gösteriyor.
Dünyanın tüm birinci sınıf
demokrasilerinde, Sayın Mustafa Balbay
gibi toplumda, insan hakları,
özgürlükler ve demokrasi aleyhtarı
tutumları ile hergün çeşitliliğe,
inanç özgürlüğüne, ifade ve düşünce
özgürlüğüne saldırıp, toplumu
kategorize edenler terörist
sayılırlar.
ali ekber ataş - Ankara
06 Temmuz 2008, Pazar 14:38
yasalar önünde suçu sabit görülmedikçe
her kes masumdur. Bu yargı oldukça
önemli, çünkü kendilerini en demokrat
ilan eden köşe kadıları bile kendi
mahkemelerini kurup insanlara ceza
yağdırmakta. Eli kalem tutan her kes
ne yazdığına dikkat etmeli, aksi
taktirde savunacak bir şey kalmaz
geriye...