Eski Genelkurmay Başkanı Özkök, Ergenekonla ilgili gelişmelerden üzgün olduğunu söyledi, Resmi bir aktörün, geç olmadan, ortaya çıkıp ortalığa çekidüzen verecek bir hareketi, halkı da arkasına alarak gerçekleştirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir dedi.
İSTANBUL - Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, Ergenekon soruşturmasıyla son gözaltıların yarattığı şok etkisini değerlendirdi. Milliyet yazarı Fikret Bila, bugünkü köşe yazısında Özkökün açıklamalarına yer verdi. Özkök, tüm anayasal kurum ve kuruluşların başındakilerin, akil adamların, politik liderlerin beklenti ve ihtiraslarını bırakıp kötü gidişe son vermesini istedi. Özkök, aksi halde olacakların asıl sorumlusunun hükümet olmakla beraber, yapabilecek bir şeyi olup da yapmayan herkesin pay alacağını söyledi.
Fikret Bilanın bugünkü yazısından satırbaşları şöyle:
...Eski komutanların gözaltına alınmaları ile bir süre önce kamuoyuna yansıyan darbe planları arasında bağlantı olduğu kanısı yaygın. Darbe planladıkları öne sürülen komutanlara destek vermediği ve bu nedenle devre dışı bırakılmasının düşünüldüğü iddia edilen eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özköke, gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini sordum. Özkök, üzüntülüyüm diyerek şu yanıtı verdi:
Yargıya intikal etmiş olan Ergenekon davasına ilişkin olarak üzüntü ve endişelerimin ifadesi dışında şimdilik bir şey söylemek istemiyorum. Gece sağlık kontrolü yapıldı
ÇEKİDÜZEN VERECEK BİR HAREKET LAZIM Eski Genelkurmay Başkanı, toplumdaki gerginlikle ilgili nasıl bir gözlemde bulunduğu ve neler önerebileceğine ilişkin sorumu yanıtlarken de şu değerlendirmeyi yaptı: Son zamanlarda ülkemizde cereyan etmekte olan olaylar halkta büyük bir endişe yaratmıştır. Bu endişenin büyüklüğünün nedenlerinden en önemlisi, olup bitenlerin sebep ve muhtemel sonuçlarının yetkililerce halka, onların anlayabileceği bir dille, anlatılamamasıdır. Olup bitenler, halk tarafından anayasal kurumlar arasındaki güven ortamının sarsıldığı, aralarında nüfuz kavgasının yapılmakta olduğu, ülkenin bir kaosa doğru gitmekte olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Resmi bir aktörün, daha geç olmadan, ortaya çıkıp, ortalığa çekidüzen verecek bir hareketi, halkı da arkasına alarak, gerçekleştirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Kurumlar arası tesanüdü kimin sağlayacağı Anayasada açıkça belirlenmiştir. Ama bu görevin yerine getirilmesine katkıda bulunabilecek, halkın güvenini kazanmış, politik beklentileri olmayan diğer akil adamların da davet beklemeksizin devreye girmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.
KÖTÜYE GİDİŞTEN HALK ACI ÇEKİYOR Özkök, ihtirasların bir kenara bırakılarak özveriyle kötü gidişin düzeltilmesi gerektiğini vurguladı ve şöyle devam etti:
Görünen o ki, içinde bulunduğumuz bu kaygı ummanında (denizinde), söz sükûta, kavga barışa, fevri hareketler itidale galebe çalmıştır. Sorumsuzca ve mesnetsiz ifadeler, hareketler, suçlamalar, örtbas etmeler, demagojik savunmalar alkış toplar hale gelmiştir. Kafa karışıklığının bazı aydın kesimlere dahi sirayet etmesi hüzün vericidir. Zaman, bütün anayasal kurum ve kuruluşların başındakilerin, ve ulusunu, yurdunu seven her halk liderinin şahsi ve kurumsal beklenti ve varsa ihtiraslarını bir kenara bırakarak, ülke menfaatlerini bunların üstünde tutma ve durumu kontrol edilebilir bir seviyeye çekmek için özveride bulunma zamanıdır. Unutulmamalıdır ki, bu kötüye gidişin asıl mustaribi (acı çekeni) her şeyine teşekkür borçlu olduğumuz asil, özverili halkımızdır. Onun acı çekmemesi için yapılacak şeyler ve gerektiğinde verilecek olumlu tavizler, koltuklarımızdan veya refah seviyelerimizden çok daha değerlidir.
KAPTANLARA YARDIMCI OLMALI Özkök, gidişin düzeltilemez hale gelmesinin asıl sorumlusunun hükümet olacağını belirtmekle birlikte, yapabileceklerini yapmayanların da sorumlu olacağını şöyle ifade etti:
Şayet durum sıhhatli eylemlerle düzeltilemez hale gelirse, olabileceklerin asıl sorumlusu hükümetimiz olmakla beraber, yapabilecek bir şeyi olup da yapmayan veya bilerek yanlış yapan herkes bu sorumluluktan pay alacaktır. Kaptanları beğenmeyenlerin esas görevi, onların gemiyi batırmasına değil, limana emniyetle sokmasına yardımcı olmaktır. Hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Halk böyle düşünmekte, böyle istemektedir.
sayın eski genel kurmay başkanımız ne
kadar degerli bir devlet adamı
oldugunu hem görevi başındayken hem şu
anda ortaya koymuş .yaptıgı itidal
cagrılarıyla milletin huzuruna
katkılarına bir vatandaş olarak
şükranlarımı sunuyor vermiş oldugu
mesajın tüm ilgililerce dogru
anlaşılacagını ümit etmek istiyorum
elvan özgür - Hatay
10 Temmuz 2008, Perşembe 08:43
paşanın çağrısına kulak vermek gerekir
ki sayın cumhur başkanı da onu
yapmış.darbe girişimlerine gelince
ortada davayla ilgili iddianame bile
yokken kamuoyu doğru ve kesin
bilgilerle bilgilendirilemezken bunu
kabul edip halkın da tutuklanan
insanları suçlayıcı tavırla alması
çok yanlış.bu ülkeye yıllarca hizmet
etmiş komutanları bu duruma
düşürmeyeceklerdi.ki onlar terörle
mücadele etmiş kahramanlardır terör
örgütü kurucuları değil birer vatan
severdir
aydın - Antalya
05 Temmuz 2008, Cumartesi 22:01
Gördüğüm kadarıyla, herkes kavgadan
memnun. 12 eylül öncesini özlemişiz.
trafikte, sosyal yaşamda, her alanda
tahammülsüzlük had safhada. kimse
temiz değil, herkes başkası kötü diye
kendini aklıyor. Allah sonumuzu
hayretsin.