Romatizma, cilt ve kadın hastalıkları ile solunum yolu, sinirsel hastalıklar ve ameliyat sonrası eklem, kireçlenme rahatsızlıkları bulunanların tercih ettiği yeşil bir vadi içindeki kaplıcada, banyo ve içme kürü olarak yararlanılan kalsiyum sülfatlı, bikarbonatlı, sülfatlı ve hidrojen sülfürlü suların ph değerinin 5.8, çıkış sıcaklıklarının ise 52-96 derece olduğu bildirildi.
Salihli İlçe Belediyesi tarafından işletilen ve içinde 86 ev, 270 yatak kapasitesi bulunan Kurşunlu Kaplıcalarına Manisa, İzmir, Konya, İstanbul ve Ankaradan daha çok orta gelir grubu vatandaşların gelerek şifa aradığı, 10ar günlük konaklamadan yararlananların, bir sonraki yıla ilişkin rezervasyonlarını da yaptırarak ayrılmaları nedeniyle 2009 sezonunun şimdiden yüzde 60 doluluğa ulaştığı kaydedildi.
Ancak kaplıcaların olduğu vadide, sadece 4 yıldızlı bir otelin bulunduğu, bu tür yatırımların bölgeye yönelmesi ile zengin bir kitlenin de konaklamasının sağlanmasının, ilçenin ekonomisine olumlu katkı sağlayacağı bildirildi.
Kurşunlu Kaplıcaları Müdürü Savaş Ermaner, gizli bir cennet köşesi olduğunu belirttiği bölgede Cumhuriyetten bu yana vatandaşlara hizmet verildiğini söyledi. Kaplıcanın, 1980li yılların sorunda yapılan iyileştirme çalışmaları sonrasında dışa açılabilecek bir konsept yakaladığını, oda ve yatak kapasitesi artırılırken, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinin kurulduğunu anlatan Ermaner, evlerin banyosuna kadar termal suyun geldiğini, jakuzili özel banyolar, sauna ve masaj odalarına sahip olduklarını bildirdi.
Suyun mineraller açısından çok zengin olduğunu, 1 litre su içinde 2172 miligram mineral bulunduğunu ifade eden Ermaner, Salihlideki 6500 konutun bu suyla ısıtıldığını kaydetti.
YAPILACAK BİRŞEY KALMADIĞI SÖYLENEN HASTA
7 yıldan bu yana çalıştığı Kurşunlu Kaplıcalarının şifalı sularının birçok hastaya iyi geldiğine birinci derecede tanık olduğunu belirten Ermaner, şöyle devam etti:
Mesela Almanyada yaşayan bir Türk kardeşimiz, Türkiyede geçirdiği trafik kazası sonrasında felç olmuştu. Almanyada uzun bir süre çeşitli hastanelerde tedavi edilmiş ama en sonunda Alın hastanızı, bizim yapacağımız, tıbbın yapacağı bir şey yok denilmiş. Anne ve babasının devreye girmesiyle buraya kabul ettik kendisini. Geldiğinde iki üç kişinin yardımıyla kendisini tekerlekli sandalyeye oturtabilmiştik. Başını bile dik tutamıyordu. Kollarını kullanamıyordu, bakışları ölüydü. Yani yüzde 70-80 bitkisel hayattaymış gibiydi. Biz onun buradan yararlanabileceğini hiç aklımıza getirmemiştik.
Genç kadına 20 gün süreyle günde 8-10ar dakika banyo kürü uygulandığını, Almanyaya genel kontrol için döndüğünde doktorların Türkiyede nasıl bir tedavi uygulandıysa yine bunun yapılmasını istediklerini, önemli iyileşme gördüklerini belirten Ermaner, ailenin 4. kez gelişinde genç kadının çayını, kahvesini içer hale geldiğini anlattı.
KURŞUNLU VADİSİ OLSA...
Böyle özellikleri bulunan bir bölgede belediyenin tesisleri dışında Salihlili iş adamları tarafından oluşturulan güç birliğiyle açılan 4 yıldızlı Lidya Otelinin bulunduğunu bildiren Ermaner, Otelin kaplıcalara zarar vereceği söylendi. Aksine Salihliden 300-500 kişiye iş imkanı doğar, zengin bir kitleyi bölgeye çeker. Keşke burada Lidya Otel gibi 3-5 otel daha açılsa, burası Kurşunlu Vadisi olarak anılsa dedi. Bölgede yatırıma açık birçok alan bulunduğunu ifade eden Ermaner, iş adamlarına yatırımda bulunulması amacıyla çağrı yaptı. Ermaner, Tarıma dayalı sanayide ekonomik açıdan zor günler geçiren Salihlinin çıkış noktası yakalaması gerekiyor. Turizm sektörü böyle bir çıkış noktası olabilir dedi. İzmirden gelerek kaplıcalardan yararlanan Refika Talay, romatizmal hastalığının bulunduğunu, uygulanan kürden çok yararlandığını, kış aylarında bile yer bulmakta zorlandıklarını söyledi.
Ankaradan gelen Mükerrem Özay ise 6-7 yıldan beri düzenli olarak her yaz kaplıcaları ziyaret ettiğini bildirdi.
İsviçrede yaşayan Elif Ceylan ise Belim ve dizlerimde dayanılmaz ağrılar var diye geldim. Herkes burasını bana çok methetti. Şifa bulacağıma inanıyorum dedi.