Aşırı borça giren ABDlilerde strese bağlı hastalıklar başgösterdi. Stres hormonu beyne savaş ya da kaç komutu veriyor, vücudun uzun süre yüksek viteste olması kan basıncını, kalp atışını, hafızayı ve sindirim sistemini yıpratıyor.
WASHINGTON - Associated Press ile AOL Healthın yaptığı araştırmaya göre ABDliler dağ gibi borçla mücadele ettikleri dönemde daha fazla sağlık sorunlarından mustarip oluyor.
Massachusetts eyaletinin Braintree bölgesinden Edward Driscoll, 10 bin dolar olan borcunun ülserinin artmasına ve eşinin panik ataklarına yol açtığını söylüyor. Driscoll içinde bulunduğu ruh halini, Kaygı, kaygı, kaygı... sözleriyle dile getiriyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren psikolog Paul J. Lavrakas ise, birçok kişinin borçlarını idare ettiğini, ancak muhtemelen 10 ile 16 milyon insanın, borçları nedeniyle korkunç ıstırap çektiğini ve sağlıklarının olumsuz etkilendiğini söyledi. Lavrakas, borç stresi içindeki kişilerin, stresle bağlantılı en az üç hastalıkla boğuştuklarını da ifade etti.
Araştırma, şu anda ekonominin zorlu bir dönemden geçmesi ve artan yaşam maliyetlerinin borç stresini artırdığını, borç stresinin 2004 yılına göre yüzde 14 yükseldiğini ortaya koydu.
ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI: Kamuoyu araştırmasına katılanlardan yüzde 27sinde ülser ve sindirim sistemi sorunu bulunurken, bunların yüzde 8i düşük seviyede borç stresi çekiyor.
Migren ve diğer baş ağrısı sıkıntısı bulunan yüzde 44ten yüzde 15inin, ciddi kaygı sıkıntısı çeken yüzde 29dan yüzde 4ünün ve ciddi depresyon sorunu bulunan yüzde 23ten yüzde 4ünün düşük seviyede borç stresi bulunuyor.
Kalp krizi geçiren yüzde 6nın yüzde 3ü, sırt ağrısı dahil kas ağrısından mustarip yüzde 51den yüzde 31i düşük seviyede borç stresi çekiyor.
Lavrakas, stresin sağlık sorunlarına yol açıp açmadığının kesin olarak bilinmediğini söylerken, Ohio Eyalet Üniversitesi 1990 yılının sonunda mali borç stresi içindeki insanlarla ilgili bir ölçüm endeksi geliştirilmesine yardımcı oldu.
BORÇ NASIL HASTA EDİYOR? Tıbbi araştırmalar, bu araştırmadaki belirtilerin birçoğunun gerçekten tipik kronik stres olduğuna işaret ediyor. Vücut, adrenalin ya da stres hormonu kortizolu salarak savaş ya da kaç şeklinde tepki veriyor. Bu vücudun acil durumda hızlı tepki vermesine yardım ediyor, ancak vücut uzun süre bu yüksek viteste kalmayı sürdürürse, bu kimyasallar, kan basıncı, kalp atışı, hafıza, ruh hali, sindirim sistemi ve hatta bağışıklık sisteminde fiziksel zarara yol açabiliyor. Her ne kadar stres mide ülserinin nedeni olmasa bile ağrıyı artırabiliyor.
Amerikalıların, sağlık üzerindeki etkilerini dikkate almaksızın, ekonomik faaliyetlerin yavaşlaması, istihdamın azalması, enerji ve gıda fiyatlarının artması, konutların değerinin düşmesi ve konut hacizlerinin yükselmesi gibi ekonominin zor süreçten geçtiği dönemlerde daha fazla borçlanması birçok kişinin bütçesini zorluyor.
ABD Merkez Bankasına (FED) göre, tamamı kredi kartıyla bağlantılı tüketici borçları 2004 yılında 800 milyar dolar iken, bu rakam şimdi 957 milyar dolara çıkmış bulunuyor. Ortalama araba kredisi de 2004 yılında 24,888 dolar iken bu bugün 27,397 dolara çıktı. Ayrıca 2004de 7,8 trilyon dolar olan konut kredileri de şu anda 10,5 trilyon dolara ulaştı.
Orta sınıf ailelerin en fazla borç stresi çekenlerin arasında olduğunu gösteren araştırmaya göre, diğer borç stresi sıkıntısı içindekiler kadınlar, küçük çocuklu çiftler, düşük gelirli çalışan aileler, Demokratlar ve lise mezunu olup üniversite eğitimi alamayanlar olarak sıralanıyor.
En az borç stresi çekenler ise erkekler, emekliler, yalnız yaşayan insanlar, üniversite mezunları ve Cumhuriyetçilerden oluşuyor.
Biz ne yapalım peki? Stres doğumumuzdan
itibaren yaşamımızda var. Çocuklar
yeteri kadar çocukluklarını
yaşayamayarak büyüyorlar, ilkokuldan
itibaren sınavlar - testler, sonra
üniversite stresi, kazandın -
kazanamadın, sonra iş stresi, iş bulsan
da bulmasanda evlilik stresi, geçim
stresi, para yetti yetmedi stresi, sonra
emeklilik stresi, sağlıklı bir emeklilik
geçecek mi geçmeyecek mi düşüncesi,
kefen stresi.. Hayatımız stres bizim;
işin kötüsü, stres atmaya yardımcı
olacak aktivitelerden ve ortamdan
yoksunuz. Büyük şehirlere büyük parklar,
ormanlar, göller lazım. İnsan gibi
yaşamak için..