AIDS’E 25 yıldır çare bulunamıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » AIDS

AIDS’E 25 yıldır çare bulunamıyor

AIDS’E neden olan HIV’in keşfedilmesinin üzerinden çeyrek yüzyıl geçti, ancak tüm masraflı araştırmalara ve aşı vaatlerine rağmen AIDS’e hala çare bulunamadı.


 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 13:56 TSİ 20 Mayıs 2008 Salı

WASHINGTON - HIV’in öyküsü, 5 Haziran 1981’de Atlanta’daki Hastalık Kontrol Merkezinin (HKM) 5 eşcinselde genellikle bağışıklık sistemi çökmüş kişilerde görülen ender bir zatürree türüne rastlamasıyla başladı.
Haberin devamı

1982’de hastalığa Acquired Immune Deficiency Syndrome’un (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) kısaltılması olan AIDS adı verildi. HKM hastalığın cinsel ilişki ve kan yoluyla bulaştığını saptadı. 20 Mayıs 1983’te Luc Montagnier başkanlığında Paris’teki Pasteur Enstitüsünden bilim adamlarının Amerikan “Science” dergisinde yayımlanan araştırmasında, hastalığa neden olan yeni virüs “tasvir edildi” ve bir hastadan alınan virüse lenf bezinin büyümesine yol açtığı için önce LAV (Lymphadenopathy Associated Virus-Lenf bezinin büyümesiyle ilgili virüs) adı verildi.

AŞI VAATLERİ HAVADA KALDI
Sonraki yıl Robert Gallo’nun Amerikalı ekibi, virüsün AIDS’in nedeni olduğunu keşfedip HTLV-II (Human T-Lymphotic Virus type 1,2,3- İnsan T-Lenfosit Virüs tip 1,2,3) olarak adlandırdı. Gallo ve ekibi yeni tanımladıkları bu virüse benzeyen diğer virüsleri de ayırarak ayrılan virüslere HTLV-I ve HTLV-II isimlerini verdi. Yeni tanımlanan bu virüsün etiketlenmesinden sonra Uluslararası Virüs Sınıflandırma Komitesi, virüsün adını Human Immuno Deficiency Virus (İnsan Bağışıklığı Yetmezliği Virüsü) HIV olarak belirledi. Bunun ardından Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinden (FDA) Margaret Heckler, “2 yıl içinde test edilmesi için bir aşının geliştirileceğini umuyoruz” dedi. Benzer vaatler, Heckler’dan sonra da geldi, ancak havada kaldı.

AIDS’İN KÖKENİ
Afrika’daki bazı maymunların taşıdığı bir virüsün insanlarda rastlanan HIV’e çok benzemesi nedeniyle AIDS’in kökeni hakkındaki en geçerli görüş, hastalığın Afrika kökenli olduğu. Bilimsel tahminler maymunlarda rastlanan virüsün doğal ortamda organizmalar içinde yaşamını sürdürerek, mutasyon geçirdiği ve buradan da insanlara geçtiği üzerinde yoğunlaşıyor. Bir başka görüş ise virüsün biyolojik silah olarak üretilmek istendiği, fakat sonucun etkisi uzun sürede görüldüğü için araştırmalara devam edilmediği ve laboratuvar dışına çıkarılarak insanlara bulaştırıldığı yönünde. Yeşil maymunların Afrika’nın çoğu bölgesinde yenmesi nedeniyle, virüsün maymunlardan insana iyi pişmemiş etlerden, meydana gelebilecek kesik gibi yaralardan bulaşmış olabileceği de düşünülüyor.

ARAŞTIRMALARA YILDA 1 MİLYAR DOLAR HARCANIYOR
ABD’nin Harvard Üniversitesinden Bruce Walker, dünyada AIDS araştırmaları için her yıl yaklaşık bir milyar dolar harcandığını, ancak halen 25 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan AIDS’e karşı kesin
bir aşı bulunamadığını belirtti. En çok test edilen ve en fazla umut vaat eden aşı ise fiyaskoyla sonuçlandı. Bu aşının klinik deneylerini Merck laboratuarıyla birlikte finanse eden ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü, Eylül 2007’de araştırmaya son vereceğini açıkladı. Veriler, bu aşının HİV’in bulaşmasını hiçbir şekilde engellemediğini göstermişti. Kolayca değişime uğrama ve uyum sağlama özelliğine sahip HIV’i “yenememenin” nedeninin, bu virüsün diğer virüslerle kıyaslandığında alışılmadık özelliklere sahip olmasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Sıkıca paketlenmiş bir genetik yapıya ve protein kılıfına sahip HIV’e karşı ilaçlar, HIV taşıyan yetişkinlere ve çocuklara veriliyor, ayrıca virüsün anneden çocuğa geçmesini engellemek için kullanılabiliyor. Yapılan araştırmalar, AIDS’in ortaya çıkma süresinin ortalama 6 ila 8 yıl olduğunu ortaya koyuyor. Şimdiye dek 40 milyona yakın kişinin AIDS hastası olduğu ya da HIV taşıdığı, hastalığın yaklaşık 25 milyon kişinin ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor.


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları