Arjantin tangolarında bir devrim yaparak içine caz ve klasik müzik tınıları ekleyen Astor Piazzolla, müzik dünyasında yeni bir tarz yaratmıştı. Ancak Nuevo Tango adı verilen bu eşsiz müziğe duygusunu veren grubun en büyük keşfi de hiç kuşkusuz eşsiz ses Amelita Baltar oldu. 1940 doğumlu Baltar, müzik kariyeri boyunca sadece Astor Piazzolla ile değil, İbrahim Ferrer gibi ünlü isimlere de eşlik etti. Duygusal ses tonu, tutkulu vokaliyle dinleyiciyi bambaşka dünyalara götüren Amelita Baltar, konser öncesinde Arjantin ve İspanyol medyasıyla Sultanahmette buluştu. Türk gazetecilerle de konuşan Baltar, Tangoyu sevdiğinizi Atatürkten biliyorum. Kendisini sadece ülkenizin kurucusu olarak değil, sanatın lideri olarak tanıyorum diye konuştu.
Efsanevi besteci Astor Piazzollaya ilham olmuş bir kadın olmak nasıl bir his?
Piazzollanın benimle ilgilenmesi, benim için tüm dünyayı gezerek beraber kaydettiğimiz pek çok şarkı yazması, kendimi yorumcu ve Arjantinli bir şarkıcı olarak özel hissettiriyor.
Şarkıcılık kariyerinizde 40 yılı geride bırakıyorsunuz. Küçük bir kız çocuğuyken böyle bir hayat yaşayacağınızı hayal edebiliyor muydunuz?
Arjantin folklörü yorumlayarak başladığım 1962den beri şarkı söylüyorum. Küçükken annemin ya da genç teyzelerimin kıyafetlerini giyip aynanın karşısında, bazen arkadaşlarımla hikayeler uydurur sahneye koyardım. Ev toplantılarında ailem şarkı söylemeyi severdi, bu sebeple şarkı söylemek benim için çok doğaldı. Geleceği düşünmüyordum, çocukluğumu düşünüyor ve keyfini çıkartıyordum.
Hem tiyatro sahnelerinde hem sinemada performanslarınız olurken sizi bir sanatçı olarak en çok hangisi besliyor?
Son olarak bir filmde yer aldım ve gerçekten kendimi iyi hissettim. Kamera beni ele geçiriyor. Aynısı pembe dizi çevirirken de başıma geliyor. Tiyatroya da tutkuluyum ama sinema gibisi yok.
2004 yılında Buenos Aires şehrinin kültür elçisi olarak onurlandırıldınız. Bir sanatçı olarak Buenos Aires size neler ifade ediyor?
Buenos Aires doğduğum, büyüdüğüm ve yaşadığım şehir. O kadar büyük ki hala daha önce görmediğim şeyleri keşfediyorum. Farklılıkları kucaklıyor gibi. Benim için Buenos Aires yola devam edebilmek için ruhun gıdası.
Destino Tango projesiyle dünyayı geziyorsunuz. Bu proje hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Destino Tango bu sene kesinlikle sahneye taşınacak. Diğer aktörlerin yanında Bandoneonun da başrolde olduğu son derece Buenosairesvari bir hikaye. Türkiyede de sahnelemeyi çok istiyorum.
 |
|
İSTANBUL HERKESE İLHAM VERİR
Şimdiye kadar birçok ülkede sahne aldınız. Bir sanatçı olarak en çok hangi şehirler size ilham veriyor?
Beni Buenos Airesimden sonra en çok Paris heyecanlandırıyor, bir de Piazzollayla beraber oturduğumuz Amsterdam ve Roma. Orhan Pamukun İstanbulunu okurken Türkiyeye dönüyorum; bence bir kör hatta sağır bile şehrinizde ilham bulabilir. Başka milletlerden çok ünlü ve büyük yazarlarda, ressamlarda olduğu gibi İstanbulun tüm sanatçılara ilham veren gizleri, sırları var
Yeni bir albüm üzerinde çalışıyorsunuz. Süpriz isimler olacak mı?
Astor Piazzolladan yenilikleri denemenin güzelliklerini öğrendim. Şimdi de bu denemelerin ne kadar heyecanlandırdığını ve ne kadar eğlendirdiğini göreceğim. Bir kaç senedir çok başarılı olan Tango Electrónicodan bahsediyorum. Tüm şiirleri ben yazacağım ve farklı bestekarlar müziğe dökecek. Gelenekseller ve gençler buluşuyor olacak.
İstanbulda 5 Nisanda CRR konser salonunda şarkı söylüyor olacaksınız. İstanbul hakkında neler biliyorsunuz?
İstanbula üçüncü gelişim olacak. Bu şehir ve çok sevdiğim tutkulu Türk izleyicisiyle tekrar buluşacağım için çok mutluyum.
Hiç şarkı söylemeyi bırakabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Evet, hayatımı başka şeylerin keyfini çıkartmaya adayacağım bir gün de gelecek. Şimdilik şarkılar beni bırakmıyor. Ayrıca sesim de genç ve güçlü diyebilirim.