Kanseri yenmek için Pollyannacılığa gerek yok
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Kanser

Kanseri yenmek için Pollyannacılığa gerek yok

Kanseri yenmenin yolu Pollyannacılık oynamaktan değil gerçekle yüzleşmekten geçiyor...


 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 12:06 TSİ 15 Nisan 2008 Salı

ANKARA - Halk arasında, kanserin stres ve negatif düşünceler nedeniyle ortaya çıktığına inanılır. Bu düşünce nedeniyle de kanser hastaları, tanıyı öğrendikten sonra kendini hep olumlu düşünmek zorunda hisseder. Hatta öfke, üzüntü ve keder bastırılır ve bu durum hastalığın kabullenmesini, tedavi alınmasını zorlaştırır. Oysa hastalık tanısı sonrası yaşanılan olumsuz duygular son derece normaldir ve olması gerekendir!..
Haberin devamı

İnsanlar günlük hayatlarını yaşarken yarınlarının nasıl olacağı konusunda bir fikre sahiptir. Bu fikir genellikle de sağlıklı ve uzun yaşayacağımıza ilişkindir; hastalıkların bizim başımıza gelmeyeceğini düşünürüz. Oysa kanser bu varsayımımızı bozan ve bireyin geleceğini belirsizleştiren bir hastalık. Hastalık ne kadar geçici ve hafif olsa da, hasta bir kayıp duygusu yaşar; bu kayıp sağlığın kaybıdır!

Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Şebnem Turhan; kanser hastalarının ve yakınlarının yaşadığı psikolojik durumu değerlendirdi:
* Sağlığını kaybeden kişi bu kayıp karşısında şok yaşar, bu duruma inanamaz, öfkelenir, kederlenir, hastalıkla savaşır ya da hastalığa boyun eğer... Kanser tanısı alan bireyde de sayılan duygu durum değişimleri ve davranışlar gözlenir.
* Kanser tanısını ya da hastalığın tekrarladığını duymaya ilk tepki, şok ve şaşkınlık tepkisidir. Çoğu zaman hastalar ‘kanser’ kelimesi ya da ‘kitle’ kelimesinden sonrasını duymadıklarını ve bir uyuşma yaşadıklarını söylerler.

İNKAR UZUN SÜRDÜYSE DİKKAT!
* Sonrasında ‘bu bana olamaz’, ‘benim başıma böyle bir hastalık gelemez’, ‘doktor yanılmış olmalı’ gibi düşünceler eşliğinde inkar dönemine geçilir. Bu dönem, şok edici beklenmedik dönemden sonra hastanın kendisini toparlaması için destek görevi görür. Ancak inkar dönemi uzun sürüyor ve tedavi olmaya yanaşmıyorsa, hastaya mutlaka psikolojik ve psikiyatrik müdahale yapılması gerekir.
* Üçüncü devre olarak inkardan sonra öfke dönemi gelir. Hastalığa, doktora, sağlık personeline, bazen sağlıklı kişilere ve yakınlara duyulan bir öfke oluşur. ‘Neden ben’ ya da ‘başkaları sağlıklıyken neden başıma böyle bir şey geldi’ soruları hastayı meşgul etmeye başlar. Bu dönem hasta yakınları ve sağlık personeli açısından geçirilen en zor dönemdir.
* Dördüncü evre, yani pazarlık evresi aslında erteleme çabasıdır. Bu ertelemeyi hasta iyi dileklerde bulunarak yapar; örneğin adak adar... Hastanın istediği olmadığında yeni bir pazarlık başlayacağından, hastanın isteklerini gözden geçirmesine ve kendisiyle yüzleşmesine yardımcı olunmalı.
* Bir süre sonra hasta yapamadıklarını ve yapamayacaklarını fark eder ve beşinci evre olan depresyon evresi başlamış olur. Bu dönem, kabullenmeye geçebilmek için gerekli bir dönemdir.
* Son aşama kabullenmedir. Bu evre mutlu bir evre olarak düşünülmemelidir; duygular yoktur, ağrılar yok olmuş ve savaş bitmiş gibidir. Hasta bu evreye gelinceye kadar geçirmesi gereken dönemleri yaşadıysa, öfkesini çıkarabilmiş ve kayıplarının yasını tutabilmişse, bu dönemi daha güçlü karşılayacaktır.

‘POZİTİF DÜŞÜNMELİYİM’ DERKEN KANSER GERÇEĞİNİ REDDETMEYİN
Kanser hastaları ve halk arasında sıklıkla yaygın olan bir görüş; hastaların yaşadığı stres ve negatif düşünceleri sebebiyle kanser hastası oldukları yönündedir. Oysa bu düşünceyi kanıtlayan herhangi bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Stresin, hormonal sistemimizi fazlasıyla etkilese de kanser riski ve yaşam süresiyle yüzde 100 ilişkili olmadığını unutmayın. Yani stres, tek başına kanser nedeni değildir. ‘Pozitif düşünmeliyim’ inancı bir takıntı haline gelirse, hasta tanıyı aldıktan sonra kendisini hep olumlu düşünmek zorunda hisseder. Bu sebeple hasta ve yakınları yaşadıkları öfkeyi, üzüntüyü ve kederi yaşamayı erteler. Bu da kabullenmeyi zorlaştırıcı bir faktördür. Oysa hastalık tanısı sonrası yaşanılan öfke, şok ve üzüntü gibi olumsuz duygular normaldir ve bunların paylaşılması gerekir. Bu duyguların bastırılması, hastalığın inkar döneminin uzun sürmesine ve bastırılan duyguların daha şiddetli şekilde kendini göstermesine neden olabilir.

‘ASLAN GİBİSİN BENDEN SAĞLAMSIN’ DEMEK MORAL VERMEZ, MORAL BOZAR!
* Hasta yakınları da bu dönemde birçok sorunla karşı karşıya kalırlar. Yorgun ve mutsuzdurlar. Sevdiklerinin acıları karşısında çaresizlik yaşarlar. Kendilerine vakit ayıramazlar. Bu da bir süre sonra tükenmelerine neden olur. Bu sebeple hasta yakınları suçluluk hissetmeden, kısa süreli de olsa hastadan ayrı vakit geçirmeli.
* Hasta ve hasta yakınları süreçle ilgili duygularını birbirlerinden gizlememeli ve duygularını açıkça konuşmalı, tedavi kararlarını paylaşmalı. Bu hastalığa olan uyumu da arttıracaktır.
* Hasta yakınları hastayla tanıyı, tedaviyi ve hastalıklarını konuşurlarken hastayı teselliden çok kızdıran ifadelerden kaçınmaya özen göstermeliler. Bu ifadeler; ‘kafana takma geçer’, ‘moralini iyi tutarsan daha iyi olursun, aslan gibisin benden sağlamsın’, ‘başımıza ne geleceği belli mi, bakmışsın ben de trafik kazasında ölüvermişim’, ‘daha ne kötüleri var, sen yine iyisin’ gibi...
* Yapamayacak olduklarını ve kayıplarını düşünen kanserli hastaların anlatacakları çok şey vardır. Hasta yakınları; hastayı eleştirmeden, ayıplamadan ve yukarıda belirtilen ifadeleri kullanmadan dinlemeli.
* Kanser hastalığı ve tedavi süreci hem hasta için hem de yakınları için zorlayıcı bir yaşam krizidir. Bu kriz süreciyle başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan yardım alın.
* Sağlık hizmeti aldığınız kurumda kanser hastaları için açılan destek grupları varsa onlara katılın.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

meneksedenizhan  - İstanbul
10 Mayıs 2008, Cumartesi 10:46  
geçen sene nisan ayında banada meme kanseri teşhisi kondu.biran önce ameliyat kemoterapi ve ışın tedavisi gördüm.ve gerçekten okuduğum yazıların hepsi çok doğru.bazı şeyleri kabulleniyip derkenhastanın kanser olduğunu unutmaması ve buna göre yaşam tarzını yeme içmesini değiştirmesi kötü alışkanlıklardan kurtulması gerekiyor

TANJU ERDİK  - İzmir
07 Nisan 2008, Pazartesi 10:02  
YAZILANLARA TAMAMEN KATILIYORUM ANCAK BİR KATKIDA BULUNMAK İSTEDİM KANSERİN TEDAVİSİNDEN ÇOK KORUNMASI ÖNEMLİDİR KANSER MEYDANA GELDİKTEN SONRA NEDEN OLDUĞU DEĞİL NE YAPACAĞIMIZ ÖNEMLİDİR PERİODİK OLARAK KANSER KONTROLUNDAN GEÇMEKTE FAYDA VARDIR

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları