Cinsellikte normallik ve anormallik
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Cinsellik

Cinsellikte normallik ve anormallik

CETAD toplantısında cinsellikte normal ve anormal kavramlarına dikkat çekildi. Prof. Dr. Mehmet Sungur, “Sevişirken partnerinin ince topuklu ayakkabı giymesini istemek klinisyenler için anormal olabilir ama iki taraf da memnun ise normaldir”dedi.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:51 TSİ 05 Nisan 2007 Perşembe

İSTANBUL - Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’ın ‘Yaşam Boyu Cinsel Sağlık, Sizin de Hakkınız” projesi kapsamında altıncı dosyasını erkek cinselliği üzerine hazırladı. Erkeklerde en sık görülen fonksiyon bozukluğunun erken boşalma, en sık hekime başvuru nedeninin ise ereksiyon problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sungur cinsellikte çok konuşulan normal ve anormal kavramlarının değişkenlik gösterdiğini söyleyerek sınırları, cinselliği paylaşan bireylerin çizdiğine ve normal ve anormal kavramlarının sürekli değiştiğine vurgu yaptı.
Haberin devamı

Cinsel normların değişkenliğini çan eğrisine benzeten Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sungur, nelerin çanın ortasına, nelerin uçlara düştüğünü, cinselliği yaşayan bireylerin belirlediğinin altını çiziyor.

Prof. Sungur, bir cinsel aktivitenin ne zaman normal, ne zaman anormal olduğu sorusuna ise örneklerle cevap veriyor. “Mesela erkek kadına, ‘Sevişirken çıplak olmanı ve uzun ince topuklu ayakkabı giymeni istiyorum’ diyor ve kadın bunun mahsuru olmadığını düşünüyor. Klinisyen gözüyle baktığımızda, ‘Acaba bu adam fetişist mi?’ gibi sorular aklımıza gelebilir ama burada bizim ne tanı koyduğumuzun hiçbir değeri yok. Çünkü eşler buna olur veriyorsa hiçbir sorun yok demektir. Kadın ince topuklu sivri ayakkabıyı giyiyor ve cinsellik yaşanıyor.”

ERKEĞİ KADIN DEĞİL AYAKKABI UYARIYORSA ANORMALDİR
Prof. Sungur, böyle bir durumun anormal boyuta geçmesini ise şöyle açıklıyor.”Yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabıyla yaşanan cinsellik uzun süre devam ediyor, yani erkek memnun, kadın memnun. Böyle baktığımız zaman

son derece normal, hiçbir anormallik yok. Çünkü bu her iki partnerin onayladığı ve kimseye zarar vermeyen bir davranış. Ancak aradan aylar geçiyor ve aylar sonra kadın ayakkabıyı giymeden cinsellik yaşamak istiyor ama bu sefer erkekte ereksiyon olmuyor. O zaman kadın, erkeği uyaran şeyin kendisi değil, ayakkabı olduğunu anlıyor ya da öyle düşünüyor ki işte o zaman normal olan davranış, anormal olmaya başlıyor. Kadın, ayakkabısının kendisinden daha çekici olduğunu anladıktan sonra, bu partnerle cinsellik yaşamak istemiyor.

İKİ TARAF DA MEMNUNSA NORMALDİR
“Burada bir zamanlar normal olan bir durumun, bir süre sonra nasıl anormal olduğunu görüyoruz” diyen Sungur, “bizim açımızdan bakarsanız ayakkabı ile uyarılan birisi ilk bakışta fetişist gibi gözüküyor ama siz adını ne koyarsanız koyun, her iki partner de memnun ise onların cinselliği belirli bir noktaya gelinceye kadar normal devam eder” şeklinde konuşuyor.

HAYAL VE FANTEZİLER PAYLAŞILMALI MI?
Cinsellikte hayal ve fantezilerin paylaşımı ile ilgili olarak “İnsanların fantezileri vardır ve bunlar cinsellik anında kullanılabilir. Ama çiftler bazen birbirlerinin fantezilerine bile sahip çıkıyor ve onların anormal olduğunu düşünebiliyor” diyen Prof. Sungur’a göre bu durum, çiftler arasında dengenin bozulmasına neden oluyor ve hayal etmeyi de suç gibi algılatıyor. “Eğer kişi hayalini paylaşıyorsa partnerinden bir tepki beklemediği, doğal karşılayacağını bildiği ya da hesapladığı için paylaşıyordur. Mesela ilişki esnasında bir başka kadının ya da erkeğin adının geçmesinin sorun olup olmaması yine bireylere kalmış bir durumdur.”

EN ÇOK DANIŞILAN KONU GRUP İLİŞKİLERİ
Cinsel normların zaman içinde değiştiğine vurgu yapan Prof. Sungur, “En çok başvuru nedeni olan konular neler” sorusuna ise şu cevabı veriyor. “Bize en çok danışılan konulardan biri iki çiftin bir arada olduğu cinsel ilişki, yani iki çiftli grup. Kişi eşine, ‘Seninle hep aynı cinselliği yaşamaktan bıktım ve cinsel hayatıma bir renk katmak istiyorum, bu rengi katabilmek için de bir önerim var, aksi taktirde seninle olmayacak ve evliliğimiz riske girecek. Ve ben biliyorum ki x çifti de birlikte seks yapmayı gayet normal buluyor, bunlarla seks yapmaya ne dersin? diyor.

NORMAL OLAN BİR SÜRE SONRA ANORMALE DÖNÜYOR
“Son derece şaşırtıcı ve rahatsız edici bir teklif olmasına rağmen eşini kaybetmek istemeyen bir kadın, ‘Kocam bunu teklif edebiliyorsa, başka insanlar da bunu yapıyorsa ve kocamı da kaybetmek istemiyorsam o zaman belki de bu olabilecek bir şeydir ve belki de çok anormal değildir’ diyebiliyor. Ancak başlangıçta normal gelen bu durum eşlerden biri ya da her ikisi, ya da her iki çift için de kendi değerlerine çok ters düştüğü için zamanla suçluluk, pişmanlık, öfke ve kızgınlık yaratabiliyor.”

İKİ TARAF DA ÖDÜL ALIYORSA SORUN ÇIKMIYOR
Ahlaki değerlerin eşler için standart olduğunu kabul ederek, normal gibi gözüken ve gerçeğe dökülen fantezilerin de bir süre sonra anormale dönüşebildiğini bu şekilde örnekleyen Prof. Sungur, “Normal ve anormal arasındaki geçişler sürekli mevcut. Bu durum, her iki eşin yapılan aktiviteden ne kadar ödül aldığı, her iki tarafın da ne kadar tatmin olduğu ile ilgilidir. Ancak sadece bir tarafın tatmin olduğu durumlarda, normal bir davranış bir süre sonra ödül almayan eş tarafından anormale dönüşebiliyor. Yani bunun normal olup olmadığını bizler söylemiyoruz, eşlerden biri ya da her ikisi bunların normal olduğuna inanıyor ya da inanmak istiyor.”


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

gizem  - Konya
18 Ekim 2007, Perşembe 16:51  
bizim toplum olarak sahip olduğumuz değerler var.böle durumlar hoş değil.önce kendimize snra değerlerimize sahip çıkmalıyız

Selami YALÇIN  - Gümüşhane
26 Temmuz 2007, Perşembe 21:38  
Arkadaşlar herkes bir şeyler yazmış kendince gerçek olan bir şey varki o da toplumumuzun giderek süratli bir şekilde dejenere olduğu dinimizi, milli değerlerimizi, örf ve adetlerimizi kaybetmek üzere olduğumuz.İnsanları hayvanlardan ayıran bazı özellikler olmalı değilmi? Yorumsuzzzzz.....

aslı korca  - İstanbul
26 Haziran 2007, Salı 10:21  
Cinsellik insanların birebir yaşadığı en geniş özgürlüktür.Bu özgürlük sevgi ve coşkuyla yaşandığı zaman güzeldir.Çiftler birbirleriyle bu mutlulukları paylaşmalı,sorunlara çözüm bulmalıdır.İki kişilik bu değer yine ancak bu iki kişiyle çözümlenir ve yaşamı bambaşka tadta kılar.Dinimizin yasakları.. diye başlanması çok rahatsızlık vericidir.Çünkü cinsellik insanın kendisini kattığı olağanüstü bir sanattır.Önemli olan,vurguladığım;sevgi,tek eşlilik,saygı ve uygarca yaşanması gerekliliğidir.Hangi ülkeden olursa olsun,sevgi sevgidir,cinsellik özeldir..SAVAŞMAYIN SEVİŞİN:)

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları