|
|
Pamuk Türkçe konuştu, biz keyfini çıkardık
Orhan Pamukun İsveç Akademisindeki konuşması, edebiyat çevrelerinden olumlu tepki gördü. Yazarlar, Pamukun konuşmasını Beğeni ve gururla dinlediklerini söyledi. |
 |
 |
|
TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:49 TSİ 08 Aralık 2006 Cuma
İSTANBUL - 2006 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamukun, İsveç Akademisi’nde yaptığı Babamın Bavulu başlıklı Türkçe konuşmanın yankıları sürüyor. Gazeteci Yazar Can Dündar, Türk gazeteciler olarak bu tür ödül törenlerinde hep başkalarının anadilindeki konuşmaları dinlerdik, ilk kez bir konuşmanın anadilimizde olmasının keyfini çıkardık dedi. Yazarlara Orhan Pamukun konuşmasını sorduk.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
|  |
TÜRKÇE, ULUSLARARASI BİR PLATFORMDA ANA DİL OLDU Can Dündar Orhan Pamuk konuşmasını Türkçe yaptı ve bizler bunun keyfini çıkardık. Bundan önceki Nobel Edebiyat ödül törenlerinde biz konuşmaların çevirisini dinlerdik ya da elimizdeki metinden konuşmayı okurduk. Bu kez durum tersine döndü ve biz konuşmayı anadilimizde dinledik. Konuşmanın güzelliğinin yanı sıra Türkçenin uluslararası bir platformda ana dil olarak kullanılması ayrı bir önem taşıyordu. 1988de Nobel Edebiyat Ödülünü alan Mısırlı yazar Necib Mahfuz da konuşmasını ana dilde yapmıştı, çünkü ödülü aslında ana dil kazanır.
PAMUK, KONUŞMASINDA BİR DE DERS VERDİ Hulki Aktunç Pamuk, mükemmel bir konuşma yaptı. Nobel kazanan yazarların ödül konuşmaları, sonradan değerlendirilir. Bunların içinde William Goldingin beni çok etkileyen bir konuşması vardır ama Orhan Pamuk, son derece güzel bir konuşma yapmış. Eline, diline ve zihnine sağlık diyorum. Nobelin tartışılır yanları var ama bunu aldığı için Onu kutluyorum. Ayrıca Pamuk konuşmasında bir de güzel bir ders verdi. Doğu-Batı, Hıristiyan-Müslüman ayrımı gibi bazı odaklar tarafında keskinleştirilmeye çalışılan ve bundan bir takım çıkarlar kazanan çevrelere karşı, insanın bir yazar ve insan olarak hangi değerleri nasıl savunması gerektiğini gayet güzel anlatıyor.
PAMUK BENİ ŞAŞIRTTI Demirtaş Ceyhun Bir Türkün Nobel alması çok önemli bir olay, ancak Orhan Pamukun roman anlayışı gerçekten Nobel alacak nitelikte bir edebiyat anlayışı mıdır bundan kuşkuluyum. Pamukun postmodern roman anlayışının ödüllendirilmesi gerektiği kanısında değilim ve bu anlayışın Türk Edebiyatını temsil ettiğini de düşünmüyorum. Babasının sandığından çıkan bilgilerle, babasının yazdığı notlardan oluşturduğu Cevdet Bey ve Oğulları romanı bence en güzel romanıydı. Ama o bu romanın başka dillere çevrilmesine izin vermiyordu. Çünkü o roman, modern roman anlayışının bir ürünüydü. Ama Nobel konuşmasında babasının bavulundan çıkan şeylere sarılıyor olması beni şaşırtıyor. Pamuk bugüne kadar Kar romanını her şeyin üstünde tutuyordu, ancak birden bu konuşmasında Babamın Bavulu diyerek modern romanı, postmodern roman anlayışının önüne geçirdi, beni şaşırtan durum açıkçası bu oldu.
AĞLATACAK KADAR ETKİLİYDİ Hıfzı Topuz Çok duygusal, içten ve etkili bir konuşmaydı. Etkisi, izleyenlerin de yüzlerinden belliydi, çünkü bir çok insan ağladı. Orhan Pamukun çok başarılı bir konuşma yaptığını söyleyebilirim. Türkçeyi iyi konuşmadığı yönünde bir eleştiri oldu, ancak benim kulağıma böyle bir olumsuz durum çarpmadı, açıkçası ben çok beğenerek izledim.
SİYASETTEN KAÇINAN BİR KONUŞMA OLDU Pınar Kür Pamukun bu ödülü politik nedenlerle aldığı yönünde çok spekülasyon yapıldığı için, sanırım konuşmasını politikaya hiç değinmeden ve tamamen edebiyat üzerine yapmış. Dikkatimi çeken en önemli nokta, siyasetten kaçınan bir tavırla konuşmuş olması. Babamın Bavulu metaforunu da güzel kullandı, konuşma bana biraz uzun geldi ama onun dışında bence güzel bir konuşma yaptı. Konuşmayı Türkçe yapması da son derece doğal, çünkü insan başka bir dilde konuşmaz zaten kendi dilinde konuşması gerekir.
SÖYLEDİKLERİYLE BATIYA TESLİM OLMADIĞINI GÖSTERDİ Enver Ercan (Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı) Babasının Bavulu gibi basit bir metafordan yola çıkarak yerel ile evrenseli kucaklayan, bunu yaparken de insan, edebiyat, politika, Avrupa ve Batı üzerine net ifadeler kullanan etkileyici bir konuşmaydı. Daha doğrusu bu bir deneme metniydi ve Türkçede okuduğum en güzel denemelerden biri olduğunu söyleyebilirim. Bütün dünya bir Türk yazarı 45 dakika izledi ve dinledi, bu bizim tarihimizde bir ilk. Ayrıca söyledikleriyle Batıya teslim olmuş bir yazar olmadığını da kanıtladı, keşke Türk Edebiyatına da gönderme yapmış olsaydı.
BABAMIN DA BU KONUŞMAYI DİNLEMESİNİ İSTERDİM Haydar Ergülen (Şair) Hepimiz ilk gençliğimizde özellikle roman okurken edebiyatın merkezini Batı olarak görür ve bir gün oraya ulaşma hayaliyle yaşardık. Pamuk işte bu hayali günümüze taşıdı. Onunla birlikte edebiyatın merkezi de İstanbula geldi. Edebiyat veya şiir içimizdeki karanlığa bir yolculuktur, daha doğrusu içimizdeki karanlığa ulaşma çabasıdır. Bir yazarın yazdıkları ancak o karanlığa ulaştıktan sonra hakiki olabilir. Pamuk, yazarın inadını ve sabrını vurgularken, Benim için hakiki edebiyatın başladığı yer, kitaplarla kendini bir odaya kapatan adamdır diyor, ki çok haklıdır. Konuşma kısacık ama uzun bir roman gibi. Yazarın içindeki karanlığa ulaşmak için hayaliyle yaptığı tüm yolculuğu olağanüstü güzellikte anlattığı, dokunaklı ve etkileyici bir konuşma oldu. Ben de babamın aramızda olmasını ve Pamukun bu konuşmasını dinlemesini çok isterdim, çünkü o da Orhan Pamuku çok severdi.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
|
|
ıppüpüşkbpi ji - İstanbul |
15 Mayıs 2007, Salı 19:02 |
|
|
ğı
çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
ooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
ooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
ooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
ooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
k
güzeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
eeeeeelllllllllllllllllllllllllllllllll
llllllllllllllllllllll
|
|
|