|
|
 |
|
| |
Edebiyat Nobelinin karar organı: İsveç Akademisi
İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Horace Engdahl ile Akademinin edebiyat ödülü için kriterleri, çalışma yöntemi ve Orhan Pamuk üzerine konuştuk. |
|
Osman İkiz
NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:51 TSİ 04 Aralık 2006 Pazartesi
STOCKHOLM - İsveç Akademisi, Fransız Akademisini örnek alan Kral III. Gustav tarafından 1786da kuruldu. Akademi, İsveç Dili ve Edebiyatı üzerine araştırmalar yapıp sözlük hazırlıyor. Akademinin çalışmaları, üyeler arasından seçilen daimi sekreter tarafından yönlendirilip, yürütülüyor. Bugünkü Daimi Sekreter Horace Engdahl, Akademi üyeliğine 1997de seçildi. Edebiyat tarihi üzerine akademik kariyeri olan Horace Engdahl, 1999dan beri daimi sekreterlik görevini yürütmekte. Engdahl, 1990larda Expressen ve daha sonra Dagens Nyheterde edebiyat eleştirileri yazdı. Edebiyat uzmanı olan Engdahl, gazetelerde yazdığı dans eleştirileriyle de ün kazandı.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
|  | Gazetelerde Orhan Pamukun, Masumiyet Müzesi adındaki eserini bitirmekte olduğunu okudum. Konusu İstanbulda geçen bir aşk hikayesiymiş. İstanbulda Aşk. Gene ilginç bir konu bulmuş. Bu konudaki tahminimi ilk kez sesli olarak size yapıyorum. Bu romanın kıskançlık temeli üzerine kurulacağından eminim diyebilirim. Bu bir tahmin tabii. Ama Orhan Pamuku eserlerinden tanıdığımı sanıyorum. Hangi konuyu işlerse işlesin derinde kıskançlık, her şeye yön veren gene de kıskançlık. Şimdi bu tahminde bulunduktan sonra beklemek bile başlı başına bir heyecan haline geldi... [Horace Engdahl]
Kuruluşundan bu yana edebiyat, dil ve tiyatro çalışmalarını ödüllendiren Akademi, Alfred Nobelin vasiyeti üzerine 1901den bu yana Nobel Edebiyat Ödülünün verileceği yazarı belirleme görevini de üstlendi.
Akademi, ömür boyu görev yapmak üzere seçilen 18 üyeden oluşuyor. Yazar, dil uzmanı ve edebiyat uzmanları arasından seçilen üyelerden ölenlerin yerine yenisini, diğer üyeler seçiyor. Herhangi bir nedenle Akademi çalışmalarına katılmayan üyelerin yerine yenisi seçilemiyor. Şu anki üyelerden yazar Kerstin Ekman ile Knut Ahlund, protesto amacıyla çalışmalara katılmıyorlar.
 | |
Nobelin yarattığı yankı ve edebiyat dünyasındaki etkisi çok büyük. Parasal yanı mı, yoksa İsveçin imajı mı, ya da İsveç Akademisinin saygınlığı mı. Siz nasıl açıklıyorsunuz? Bu soruyu biz de kendi kendimize sormaktayız. Somut bir yanıt bulmak zor. Üstelik Nobel Edebiyat Ödülünün öneminin her yıl biraz daha arttığını da görüyoruz. Para ödülü epey yüksek sayılır ama bu yeterli bir açıklama değil. Ödül Töreni ve akşam geleneksel görkemli kutlamanın da etkisi olmalı. Düşünün taa kuzeyde bir ülkeye gelip çok özel törenlere katılıp Kralın elinden bir altın madalya ve diploma alıyorsunuz. Görsel ve manevi yanı mutlaka etkileyici. Ama belirleyici olduğunu sanmıyorum.
 | |
Bence en önemli neden 1901den beri ciddi bir şekilde sürüyor olması. Elimde veri yok ama dünyada bu kadar uzun süredir devamlı olarak verilen başka bir ödül olduğunu sanmıyorum. Bu bakımdan devamlılığın otorite sağladığını düşünüyorum.
Ayrıca aralarında farklılıklar da olsa ödül sahiplerinin kalite ortalamasının yüksek oluşu da ciddiyet kazandıran bir faktör olmalı. Tabii tartışılabilir bir iki isim var mutlaka, öte yandan 20. yüzyıl edebiyatçılarından bazılarının ödüllendirilmemiş olması üzücü ama gene de Nobel yüzyılın en otoriter edebiyat ödülü sayılmakta. Yazarlar da haklı olarak böyle bir ödülü kazanmak istiyor tabii. Hem parasal yönü bir yazar için önemli sayılabilir; daha da önemlisi Nobeli kazanan, edebiyat tarihinin ilahlarından biri oluyor.
 Akademinin kriterleri...

Akademi ve Akademi üyelerinin saygınlığına bağlı olabilir mi diye de soruyorsun. Bence dünyada İsveç Akademisinin ne olduğunu bilenlerin sayısı pek fazla değildir. Akademi üyelerinin nasıl insanlar olduğunu tasavvur bile edebileceklerini sanmıyorum. Biraz fikir sahibi olanlar arasında da yanlış inanışlar var. Bu yanlış inanışlardan en yaygın olanı Akademinin bir devlet kurumu olduğu ve bizlerin Akademi üyeleri olarak politik baskılara açık olduğumuz şeklinde. Oysa biz tamamen bağımsızız. Ayrıca İsveçin gerginliklere taraf olan ülkelerin dışında, tarafsız bir ülke olması, Nobel Ödülü için de güven yaratıcı bir özellik. Örneğin ödülü veren ülke İngiltere olsaydı, aynı önemi kazanması zor olabilirdi. Rusya ya da İran için de aynı görüşü söyleyebilirim. Bizim barış yanlısı ve tarafsızlığıyla tanınan bir ulusu temsil ediyor olmamız güven ve saygı yaratıyor.
 Orhan Pamuk hakkında...

Ödülü kazanan, bazen gecikmeler olsa da genel olarak ekim ayının ikinci perşembesi açıklanıyor. Süreci anlatır mısınız? Hangi kurumların aday gösterebilecekleri Nobel Vakfının kurallar dizininde detaylı bir şekilde yazılı. Yazar örgütlerinin, pen kulüplerinin başkanları, üniversitelerin dil bilimi akademisyenleri, Akademi üyeleri aday önerebilirler.
Bize epey mektup geliyor. Çoğu her yıl aynı kişileri aday gösteriyor. İşte bu yüzden bir süredir bir ön aday listesi oluşturuyoruz. Bu aşağı yukarı 200 isimden oluşuyor. 5 akademi üyemizden oluşan ve üç yılda bir değişen komitemiz de 200 isimden oluşan bu listeyi 20 isme indiriyor. İşte o isimler çok ilginç. Bu 20 yazara dünya edebiyatının eliti denebilir. Başka bir ifadeyle bu yazarların hepsi Nobel Edebiyat Ödülüne layıktır. Ama maalesef hepsine veremiyoruz. 20 kişilik liste bir elemeden daha geçirilip 5e indiriliyor. Bu liste ilkbahar sonunda Akademi üyelerine tanıtılıyor ve Akademi üyeleri yaz boyunca o yazarların tüm eserlerini okuyorlar. Görüldüğü gibi işin zor yanı 200 isimlik listeyi 5 kişiye indirmek. Ondan sonra işimiz biraz kolaylaşıyor.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
Bu habere henüz yorum yapılmamış
|
|